Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Irak Türkiye İçin Hem Fırsat Hem Zorluk
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Irak Türkiye İçin Hem Fırsat Hem Zorluk

Irak Türkiye İçin Hem Fırsat Hem Zorluk
Uluslararası Enerji Ajansı'nın baş ekonomisti Fatih Birol, "Irak Türkiye için hem fırsat hem zorluk" dedi.
23.11.2013 / 14:15

Türkiye'nin enerjiyle ilginç bir ilişkisi var. Etrafı enerji kaynaklarıyla çevrili ancak kendi sınırları içinde neredeyse hiç yok. Ankara bir transit merkezi olmaya çalışırken, kendi ihtiyacı da gelecek on yılda iki katına çıkacak.


Enerji kaynaklarını çeşitlendirmek ve güvenceye almak Türkiye'nin ajandasının üst sıralarında yer alıyor ve hükümet de sınırlı portföyünü, dünyanın en büyük kaynaklarına sahip komşularıyla ilişkilerini geliştirerek artırmaya çalışıyor.


Ankara enerji masraflarını kısmak, üretimini artırmak ve düzenli gelen bir kaynağa sahip olmayı hedefliyor. Türkiye gelecek on yılda 786 milyar dolarlık milli gelirini ikiye katlayarak dünyanın ilk on ekonomisi arasına girmeye çalışırken atılacak adımlar kritik olacak.


Uluslararası Enerji Ajansı'nın baş ekonomisti Fatih Birol, The Wall Street Journal'a Atlantik Konseyi'nin İstanbul'daki Enerji ve Ekonomi Zirvesi sırasında Türkiye hakkındaki kendi görüşlerini aktardı.


WSJ: Türkiye'nin bir enerji geçiş merkezi olması bir rüya mı yoksa gerçekçi mi?


Birol: Eğer doğru politikalar ve diplomasi adımları atılırsa bu gerçekleşen bir rüya olabilir.


WSJ: Bunu sürükleyecek etkenler neler olacaktır?


Birol: Türkiye'nin bölgesel kaynaklara yakınlığı ve ulaştırma masraflarının azlığı eğer Ankara kartlarını doğru oynarsa, artan enerji talebini komşularından karşılayabilmesini ve bir enerji kavşağı olmasını sağlayabilir.


WSJ: Kartlarını doğru oynamalı derken…


Birol: Türkiye için en büyük fırsat ve zorluk şu anda dünya petrol piyasalarındaki büyümenin yarısını sağlayan Irak. Eğer Türkiye, Erbil'deki Kürdistan bölgesel yönetimi ile birlikte ve Bağdat'taki merkezi hükümetle projeler gerçekleştirebilirse, bu Irak'ın bütünlüğüne katkı sağlarken, küresel doğalgaz ve petrol piyasalarına da ciddi bir katkı sağlayacaktır.


WSJ: Türkiye'nin enerji denkleminin önemli bir parçası Avrupa'ya doğalgaz sağlamak. Bunu yapabilmek içinse Rusya, Azeri ve Irak'la yarışması gerekiyor. Bu durum kendini nasıl gösterecek?


Birol: Avrupa'nın talebi neredeyse sınırsız ve kriz öncesi seviyelerine ancak 2020'de erişebilecek. Rusya'nın Güney Akımı ve AB'nin Güney Koridoru gibi boru hattı projeleri arasında ciddi bir rekabet yaşanacak. Şu anda plan aşamasında olan bir çok proje ise gerçekleştirilemeyecek. Avrupa'nın enerji kaynağını çeşitlendirmesinde ise Trans-Anadolu ve Trans-Adriatik boru hatlarını hayata geçirmek ciddi önem arz edecek. Bu projeler Azeri gazını Türkiye, Yunanistan, Arnavutluk ve İtalya'dan geçirerek Avrupa'ya taşıyacak.


WSJ: İleride ana doğalgaz sağlayıcılarından birisi olması beklenen ABD ihracatı ne olacak?


Birol: Türkiye'nin şansına, etrafında doğalgaz üretenlerin çoğu, bunu ABD'nin kaya gazından bile daha ucuza üretebiliyor.


WSJ: Türkiye'nin bir enerji merkezi olmasından önce kendi ihtiyacını karşılaması gerekiyor. Irak petrol ihtiyacının ciddi bir kısmını karşılayabilir. Alternatif kaynaklar ne olacak?


Birol: Türkiye enerji kaynakları açısından çok fakir bir ülke ancak elektrik ihtiyacı giderek artan bir gelişen ülke de. Bu yüzden nükleer önemli bir seçenek olacak. Yenilebilir enerjiler bakımından da hidroelektrik önemli bir rol oynarken, Türkiye'nin ciddi rüzgar ve güneş kaynağı da mevcut. Bu kaynakların katkısının artarken Türkiye'nin enerji sepetinde ciddi bir değişiklik yaratmasını beklemiyorum. 2020'den sonra Türkiye hala petrol, doğalgaz, kömür ve nükleere bağımlı olmaya devam edecek.


WSJ: Son olarak, yurdunuzun hayalleri ve hedeflerini açıklamak konusunda ne hissediyorsunuz?


Birol: Daha önce OPEC'te altı yıl çalıştım ve IEA'da çeşitli görevlerde 19 yıldır çalışıyorum. 28 üye ülkeyi temsil ediyoruz ve şu anki pozisyonumda tüm üyelere aynı mesafedeyim. Bunu söylemekle birlikte, Türkiye'nin kalbimde ayrı bir yeri var ve şu anki dinamik zamanlar tüm Türkler için olduğu gibi benim için de heyecan verici. Bu heyecan, temkinli bir iyimserlikle birleştiği sürece Türkeye, küresel ve bölgesel enerji piyasasında önemli bir rol oynamaya devam edecek.


Emre Peker/wsj.com

Bu haber toplam 2101 defa okundu


YAZARLAR