Yeşil Dönüşüm Sürecinde Elektrik Dağıtım Sektörünün Rolü Masaya Yatırıldı
Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (Elder) tarafından, Avrupa Birliği desteğiyle yürütülen “Avrupa Yeşil Mutabakatı ışığında herkes için temiz, uygun fiyatlı ve güvenli elektrik” projesi kapsamında Elder YouTube Kanalında yayınlanan söyleşide, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın enerji sektörüne etkileri ele alındı.
Ankara Üniversitesi Yapay Zekâ Enstitüsü Konferans Salonu’nda düzenlenen söyleşide, Elder Genel Sekreteri Fakir Hüseyin Erdoğan'ın konuğu Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Enerji Dönüşümü Dairesi Çevresel Piyasalar ve Alternatif Yakıtlar Grup Başkanı Dr. Okan Yardımcı oldu. Yardımcı, Avrupa Yeşil Mutabakatı’nın tek bir düzenlemeden ibaret olmadığını, 2019’dan bu yana sanayi, enerji, ulaşım, ticaret ve finans alanlarını kapsayan kapsamlı bir dönüşüm paketi olarak adım adım hayata geçirildiğini söyledi.
2030 ve 2050 hedefleri
Avrupa Birliği’nin 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarını 1990 seviyelerine göre yüzde 55 azaltmayı hedeflediğini hatırlatan Yardımcı, 2050 için ise “net sıfır” hedefinin benimsendiğini ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı sonrasında elektrifikasyonun hız kazandığını vurgulayan Yardımcı, yenilenebilir enerjinin sistemdeki payının yüzde 70’lere çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti.
Bu dönüşümün şebekeleri stratejik bir altyapı haline getirdiğine dikkat çeken Yardımcı, “Yenilenebilir kaynakların kesintili yapısı, şebeke ölçekli depolama yatırımlarını ve esnekliği zorunlu kılıyor. Enerji dönüşümünün ana omurgası elektrik şebekeleridir.” dedi.
Türkiye’de karbon ticareti süreci
Türkiye’de kabul edilen İklim Kanunu ile emisyon ticaret sisteminin kurulacağını belirten Yardımcı, sistemin 1 Ocak 2026’da başlayacağını ve piyasanın Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) tarafından işletileceğini aktardı. İlk aşamada yıllık 50 bin tonun üzerinde karbon emisyonu yapan tesislerin kapsama alınmasının öngörüldüğünü kaydeden Yardımcı, bu adımın sınırda karbon düzenleme mekanizmasına uyum açısından kritik olduğunu söyledi.
Karbon ticaretinin enerji sektörünü doğrudan etkilediğini vurgulayan Yardımcı, sanayinin yeşil elektriğe yönelmesiyle birlikte yenilenebilir kaynaklara ve şebekelere olan talebin artacağını ifade etti.
Şebekelerde dönüşüm ve yatırımlar
Elektrik dağıtım şebekelerinin doğrudan emisyon ticaret sistemine dahil olmasa da dolaylı olarak dönüşümün merkezinde yer aldığını belirten Yardımcı, depolama, dijitalleşme ve elektrikli araçların şebekeler üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Türkiye’de şebeke ölçekli depolama için yaklaşık 33 bin megavatlık başvuru alındığını aktaran Yardımcı, bunun enerji dönüşümünün hızını gösterdiğini söyledi.
Elektrikli araçların 2035’te 3,3 milyona ulaşmasının beklendiğini kaydeden Yardımcı, araçtan şebekeye (V2G) teknolojilerinin gelecekte arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini dile getirdi.
Finansman ve yeşil dönüşüm
Dağıtım şebekelerindeki yatırımların finansmanında yeşil finansman araçlarının önemine işaret eden Yardımcı, Avrupa Birliği’nde emisyon ticaretinden elde edilen gelirlerin yeşil dönüşüme yönlendirildiğini hatırlattı. Türkiye’de de benzer bir modelin, şebeke yatırımlarını destekleyecek önemli bir kaynak olabileceğini ifade etti.
Arz güvenliği vurgusu
Söyleşide, iklim değişikliğiyle mücadele edilirken arz güvenliğinin göz ardı edilmemesi gerektiği vurgulandı. Yardımcı, “Bir saatlik elektrik kesintisinin maliyeti hesaplanamayacak boyutlara ulaşabilir. Enerji dönüşümü mutlaka arz güvenliği korunarak yapılmalı.” dedi.
Bu haberin tüm hakları enerjimagazin.com'a aittir. Aktif Link verilerek veya açık kaynak gösterilerek kullanılabilir.