HESİAD: Hidroelektrik Türkiye’nin Arz Güvenliğinin Bel Kemiği
Hidroelektrik Santralları Sanayi ve İş İnsanları Derneği (HESİAD) tarafından düzenlenen “Hidroelektrikle Sürdürülebilir Gelecek” Çalıştayı’nın sonuç raporu yayımlandı. Raporda, hidroelektrik enerjinin Türkiye’nin enerji arz güvenliği, şebeke esnekliği ve iklim uyumu hedefleri açısından vazgeçilmez bir rol üstlendiği vurgulandı.
3 Aralık 2025’te Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü ev sahipliğinde gerçekleştirilen çalıştayda, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcileri bir araya geldi. Çalıştayda, artan kuraklık koşulları, yenilenebilir enerji entegrasyonu, hibrit sistemler ve pompaj depolamalı hidroelektrik santraller (PHES) çok boyutlu olarak ele alındı.
“Kuraklık artık geçici değil, yapısal bir risk”Raporda, 2025 yılının son yılların en kurak dönemlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, kuraklığın hidroelektrik üretimini ve sektörün finansal sürdürülebilirliğini doğrudan tehdit eden yapısal bir risk haline geldiği belirtildi. Mevcut su kullanım hakkı düzenlemelerinin hidrolojik riskleri büyük ölçüde yatırımcıya yüklediği ifade edildi.
Hibrit ve pompaj depolamalı HES’ler öne çıkıyorÇalıştay çıktılarında, artan güneş ve rüzgâr enerjisi kapasitesi karşısında hidroelektrik santrallerin sistem dengeleme ve esneklik açısından kritik önem taşıdığı vurgulandı. HES+GES/RES hibrit projelerinin, mevcut şebeke altyapısını kullanarak hızlı ve düşük maliyetli kapasite artışı sağladığına dikkat çekildi.
Uzun süreli ve büyük ölçekli enerji depolama açısından ise pompaj depolamalı HES’lerin en olgun ve güvenilir teknoloji olduğu ifade edildi. Raporda, Türkiye’nin mevcut baraj altyapısı ve topoğrafyası sayesinde yüksek bir pompaj depolama potansiyeline sahip olduğu kaydedildi.
Politika ve mevzuat çağrısıHESİAD raporunda, hidroelektrik sektörünün korunması ve güçlendirilmesi için bir dizi politika önerisine yer verildi. Kuraklığın mücbir sebep kapsamında değerlendirilmesi, HES’ler için dönemsel fiyatlama ve geçici mali destek mekanizmalarının hayata geçirilmesi önerildi.
Ayrıca hibrit ve yüzer GES projelerine yönelik mevzuatın hızla tamamlanması, pompaj depolamalı HES’ler için özel lisanslama ve gelir modeli oluşturulması gerektiği vurgulandı. Yerli türbin tasarımı, rehabilitasyon ve yerli üretimi destekleyecek uzun vadeli sanayi politikalarının önemine dikkat çekildi.
“Hidroelektrik sadece üretim değil, stratejik altyapı”Raporda yer alan genel değerlendirmede, hidroelektrik enerjinin yalnızca bir elektrik üretim kaynağı olmadığı; aynı zamanda enerji arz güvenliği, iklim uyumu ve enerji dönüşümünün omurgası niteliğinde stratejik bir altyapı olduğu ifade edildi. Çalıştay çıktılarının Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı koordinasyonunda izlenmesi ve yıllık olarak raporlanması önerildi.
Bu haberin tüm hakları enerjimagazin.com'a aittir. Aktif Link verilerek veya açık kaynak gösterilerek kullanılabilir.