Bülent Şen: Türkiye Enerjide Artık Oyun Kurucu Konuma Geliyor
MÜSİAD Enerji ve Çevre Sektör Kurulu Başkanı Bülent Şen, A Para'da katıldığı Paranın Yönü programında küresel enerji piyasalarındaki gelişmeleri değerlendirdi. Petrol fiyatlarındaki yükselişten Hürmüz Boğazı’ndaki gerilime, Türkiye’nin enerji yatırımlarından yenilenebilir enerji hedeflerine kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Şen, “Türkiye artık enerjide sadece oyuncu değil, oyun kurucu konuma geliyor.” dedi.
“Enerji artık her şeyin merkezinde”Paranın Yönü programında konuşan Şen, enerji kavramının küresel siyasetin ve ekonominin merkezine yerleştiğini belirterek, son yıllarda yaşanan birçok krizin temelinde enerji kaynaklarının bulunduğunu söyledi.
Rusya-Ukrayna savaşı, Covid-19 süreci ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelerin enerji piyasalarını doğrudan etkilediğini ifade eden Şen, “Dünya her gün yaklaşık 100 milyon varil petrole ihtiyaç duyuyor. Bunun yaklaşık 20 milyon varili Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Aynı şekilde doğalgazın da önemli kısmı bu bölgeden taşınıyor. Buradaki en küçük gerilim bile küresel enerji piyasalarını sarsıyor.” diye konuştu.
Petrol fiyatlarındaki artışın Türkiye ekonomisine etkilerine de değinen Şen, petrol fiyatlarında yaşanan her 10 dolarlık yükselişin Türkiye’ye yaklaşık 4 milyar dolarlık ek maliyet oluşturduğunu kaydetti.
“Türkiye enerji arzında daha güçlü konuma geldi”Türkiye’nin son yıllarda enerji alanında önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini belirten Şen, yenilenebilir enerji yatırımlarının ülkenin enerji güvenliği açısından kritik rol oynadığını söyledi.
2002 yılında güneş ve rüzgar enerjisinin Türkiye’nin kurulu gücünde neredeyse hiç yer almadığını hatırlatan Şen, bugün yalnızca güneş ve rüzgar enerjisinin toplam kurulu gücünün yaklaşık 40 GW seviyesine ulaştığını ifade etti.
Türkiye’nin toplam kurulu gücünün yaklaşık 125 GW seviyesinde bulunduğunu kaydeden Şen, barajlar ve diğer yenilenebilir kaynaklarla birlikte yerli ve yenilenebilir enerjinin toplam üretimde yüzde 60’ın üzerine çıktığını söyledi.
Şen, “Her 1 MW’lık güneş veya rüzgar yatırımı Türkiye’nin cari açığını yaklaşık 100 ila 150 bin dolar azaltıyor. Çünkü bunlar doğanın bize sunduğu kaynaklar” ifadelerini kullandı.
“Karadeniz gazı 2028’de hanelerin büyük bölümüne ulaşacak”Karadeniz’de keşfedilen doğalgaz rezervlerinin Türkiye açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurgulayan Şen, mevcut üretimle birlikte 2026 yılında yaklaşık 4 milyon hanenin yerli doğalgaz kullanacağını söyledi.
Şen, “2028 yılına geldiğimizde Türkiye’deki hanelerin yaklaşık yüzde 95’inin yerli doğalgazdan faydalanması hedefleniyor. Bu, enerji ithalatı kaynaklı cari açığın azaltılması açısından çok önemli” dedi.
“Türkiye enerji koridorundan enerji merkezine dönüşüyor”Türkiye’nin jeopolitik konumunun enerji alanında stratejik avantaj sunduğunu ifade eden Şen, Türkiye’nin yalnızca bir geçiş ülkesi değil, aynı zamanda enerji ticaret merkezi olma yolunda ilerlediğini belirtti.
Petrol ve doğalgaz boru hatlarının önemine dikkat çeken Şen, özellikle Avrupa’nın Rusya-Ukrayna savaşı sonrası ciddi enerji sıkıntısı yaşadığını hatırlattı.
Türkiye’nin sahip olduğu altyapının gelecekte hidrojen ekonomisi açısından da kritik olacağını ifade eden Şen, mevcut doğalgaz hatlarının ilerleyen dönemde hidrojen taşınmasında kullanılabileceğini söyledi.
“Enerjinin geleceği elektrikte”Önümüzdeki dönemde enerji sektöründe en büyük dönüşümün elektrik tarafında yaşanacağını belirten Şen, yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve elektromobilite yatırımlarının elektrik talebini hızla artırdığını ifade etti.
Türkiye’nin 2025 yılı elektrik tüketiminin yaklaşık 360 teravatsaat seviyesinde olduğunu kaydeden Şen, bu rakamın 2050 yılında yaklaşık üç katına çıkmasının beklendiğini söyledi.
Şen, “Yapay zeka, veri merkezleri, elektrikli araçlar ve şarj altyapıları nedeniyle dünya elektrik çağına doğru gidiyor. Enerji mimarisi artık elektrik üzerine kuruluyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Nadir toprak elementleri yeni dönemin stratejik gücü olacak”Enerji dönüşümünde nadir toprak elementlerinin kritik rol oynayacağını ifade eden Şen, bu madenlerin rüzgar türbinlerinden elektrikli araçlara kadar birçok teknolojinin temelini oluşturduğunu söyledi.
Türkiye’nin Eskişehir Beylikova’daki rezervlerinin stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Şen, “Nadir toprak elementleri olmadan ne rüzgar türbini ne güneş paneli ne de elektrikli araç üretilebilir. Gelecekte petrol kadar madenler de stratejik hale gelecek” dedi.
“Türkiye yurt dışında da enerji arıyor”Türkiye’nin artık yalnızca kendi sınırlarında değil, yurt dışında da enerji arama faaliyetleri yürüttüğünü belirten Şen, Somali, Pakistan, Libya ve Azerbaycan gibi bölgelerde çalışmalar yapıldığını ifade etti.
Türkiye’nin kendi sondaj filosunu kurmasının önemli bir kırılma noktası olduğunu söyleyen Şen, “Türkiye enerjide tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda önemli mesafe aldı” diye konuştu.
Bu haberin tüm hakları enerjimagazin.com'a aittir. Aktif Link verilerek veya açık kaynak gösterilerek kullanılabilir.