Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Dünya’da Kömürün Geleceği
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Dünya’da Kömürün Geleceği

Nadir AVŞAROĞLU
Nadir Avşaroğlu: Dünya’da Kömürün Geleceği
02.02.2019 / 00:00

Enerjimagazin-Son günlerde basında yer alan haberlere göre; Almanya, nükleer enerji tesislerini kapatma kararından sonra, bir başka tarihi dönüşüme daha imza atarak, kömür emisyonlarını azaltma hedeflerine ulaşmak için ülkedeki tüm kömür santrallarının en geç 2038’de kapatılması yönünde karar aldı. Federal hükümetin kararı ile ülkede faaliyet gösteren kömür termik santral tesislerinin önümüzdeki yıldan başlamak üzere 2035’e kadar kademeli olarak önce sınırlandırılmasını, ardından da tümüyle kapatılması hedefleniyor.


Avrupa’nın birçok ülkesinde uygulanmaya başlanan benzer kararlara rağmen, başta Çin ve Hindistan olmak üzere dünya ekonomisinde önemli yer tutan ülkeler enerji ihtiyaçlarını karşılamak amacı ile her türden kaynağa ihtiyaç duymaktalar. Hava kirliliği ve sera gazı emisyonları konusundaki tüm kaygılara rağmen, gelecekte kömür kullanımı önemini korumaya devam edecek. Bu nedenle, devletlerin ve sanayinin daha az kirletici ve daha verimli teknolojileri benimsemeleri için kömürün önümüzdeki yıllarda daha temiz bir enerji kaynağı olmasını sağlamak için daha fazla çaba gösterilmeleri gerekiyor.


Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan Kömür kitabının 2017 baskısına göre; Dünya kömür üretimine, dünya üretiminin % 48’ini gerçekleştiren Çin Halk Cumhuriyeti hakimdir. Kısaca dünyada üretilen kömürün yaklaşık yarısını Çin üretmekte, ABD % 11’lik payı ile ikinci sırada gelmektedir. Bu iki ülkeyi ise Hindistan, Avustralya ve Endonezya izlemekte, bu beş ülke birlikte dünya kömür üretiminin% 80’ini gerçekleştirmektedir. Çin ayrıca, 2015 yılında dünya talebinin% 52’si ile küresel kömür tüketimine de hükmediyor. Diğer büyük tüketiciler arasında ABD, Hindistan ve Japonya yer alıyor ve bu 4 ülke birlikte küresel kömür tüketiminin dörtte üçünü oluşturuyor.


Yine aynı kaynakta, kömür ticaret haritasına bakıldığında, Avustralya ve Endonezya’nın, Rusya, Kolombiya, Güney Afrika ve ABD’nden önce, en büyük kömür net ihracatçıları (birlikte dünya kömür ihracatının% 56’sını oluşturduğu) olduğu görülüyor. Asya’da yer alan Çin Halk Cumhuriyeti, Hindistan, Japonya ve Kore gibi ülkeler dünya kömür ithalatının % 54’ünü gerçekleştirmektedir.


Günümüzde dünyada kullanılan toplam enerjinin yaklaşık 32’si, elektrik üretiminin % 40’ı kömürden karşılanmaktadır. Dünya çapında tahminen 1,1 trilyon tonluk kanıtlanmış kömür rezervi bulunmaktadır. Bu, şu anki talep eğiliminin devam etmesi durumunda yaklaşık 150 yıl boyunca kullanılabilecek kömürün varlığı anlamını taşımaktadır. Buna karşın, kanıtlanmış petrol ve gaz rezervleri mevcut üretim seviyelerinde yaklaşık 50 ila 52 yıl kadardır.




KÖMÜR’ÜN DURGUN ON YILI


2018 yılı sonu itibarı ile küresel kömür talebi, 2016 yılından beri devam eden düşüşüne devam etmektedir. Küresel kömür talebi, 2016’da % 1,9 azalarak 5.357 Mtce’ye düşerken, daha makul olan doğalgaz fiyatları, yenilenebilir enerji ve enerji verimliliğindeki artışlar kömür tüketimine büyük bir engel oluşturdu. Kömür için talep 2014’ten bu yana % 4,2 oranında azaldı; neredeyse IEA’nın 40 yıldan daha uzun bir süre önce istatistikleri derlemeye başlamasından bu yana kaydedilen en büyük iki yıllık düşüş olan 1990-1992 düşüşüne denk geldi.


2016 yılında, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde yaşanan kömür kullanımındaki artışlar, ABD, Çin (art arda üç yıl talep eğilimi azaldı) ve İngiltere’nin (talebin % 50’den fazla azaldığı) büyük düşüşleri telafi edememiştir. ABD’nde, kömürün enerji sektöründeki baskınlığı düşük doğalgaz fiyatları nedeniyle azalmış, Çin’de, hava kalitesini iyileştirme çabalarıyla bağlantılı endüstriyel ve konut sektörlerinde daha düşük kullanım nedeniyle kömür talebi düşmüş ve İngiltere’de kısa süre önce yaşanan hava kirliliği ve karbon emisyon hacmi enerji üretiminde kömür kullanımı için ölümcül bir zemin hazırlamıştır.


Son yıllarda, kömürün küresel enerji içindeki payının, diğer yakıtlara kıyasla daha durgun olması 2016 yılında % 27 olan oranın 2022’de % 26’ya düşeceği tahmin edilmektedir. 2022’ye kadar olan büyüme Hindistan, Güneydoğu Asya ve Asya’daki diğer birkaç ülkede yoğunlaşmasına karşın, en büyük kömür tüketicisi olan Avrupa, Kanada, ABD ve Çin’de giderek azalma eğilimindedir. Bu karşıt trendlerin bir sonucu olarak, küresel kömür talebi, 2022 yılına kadar oldukça durgun bir seviyeyi takip edeceği ve önümüzdeki 10 yıl boyunca bu durgunluğunu koruyacağı düşünülmektedir.


AVRUPA’DA DÜŞÜŞ, ASYA’DA ARTIŞ


Avrupa ülkelerindeki kömür madenlerin birer birer kapanması, Avrupa’da kömürün geleceği konusunda karamsar bir tablo oluşturmaktadır. Avrupa Birliği’nde tüketilen kömürün yarısından fazlasını oluşturan Polonya ve Almanya’daki üretim düşüşleri bu tabloyu desteklemektedir. Yapılan araştırmalara göre Polonya’da talebin 2022’ye kadar sabit kalacağı, Almanya’da ise Rus doğalgazının daha fazla gelmesi ve karbon emisyonundaki artışlar nedeni ile kömür üretiminden vaz geçen politikaların gelişmesine neden olmuştur.


Avrupa’daki çoğu ülke için de durum aynıdır. Başta Fransa ve İspanya olmak üzere kömürle çalışan termik santraller kapatılmakta, daha az kömür üretimi ya da ithalatı yapılmakta ve bu ülkelerin enerji payı içinde kömürün oranı giderek düşmektedir. Başta Almanya ve İngiltere olmak üzere Avrupa’daki taşkömürü üretimi yok denecek kadar azalmış, linyit üretimi de birkaç ülkede anlamlı kalmaya devam etse de, enerji üretim eğilimlerini içindeki payları giderek azalmaktadır. Yapılan planlamalar göz önüne alındığında Polonya hariç artık Avrupa’da taşkömürü üretiminin yapılmayacağı öngörülmektedir.




Avrupa’daki bu portreye karşın, Asya ülkelerinde üretim artışları söz konusudur. Özellikle Pakistan’ın Thar havzasında sağlanan üretim artışları büyük bir enerji sıkıntısı yaşayan Pakistan ekonomisi için can simidi olmuştur. Kömür ithalatının tüketimin yarısını karşıladığı Pakistan’daki bu üretim artışı önümüzdeki yıllarda bu ülkeyi önemli bir uluslararası oyuncu olarak ortaya çıkmasına neden olacaktır. Pakistan’daki kömür üretim hızının bu şekilde devam etmesi durumunda, 2022 yılı üretiminin 2016 yılı üretiminin dört katından fazla olacağı hesap edilmektedir.


Kömür üretimi konusunda benzer bir senaryo Bangladeş için de geçerlidir. Mısır’da, kömür santralleri projeleri ertelense de kömür üretimi planlandığı gibi devam etmekte, Birleşik Arap Emirlikleri’nde ise Dubai, Orta Doğu’daki ilk büyük kömür santralini açmaya hazırlanmaktadır. Ancak, Asya ülkelerindeki bu artışlar bugünün büyük tüketicilerine kıyasla mütevazı olarak kalmakta, Pakistan ve Bangladeş’in toplam üretimi, 2022 yılına kadar Hindistan’ın kömür tüketiminin yaklaşık % 5’ini ancak sağlayabilmektedir.


KÖMÜR FİYATLARINDAKİ DEĞİŞKENLİK


Çin’deki sanayi üretiminde yaşanan artışlar 2017 yılında ve 2018 başlarında kömür fiyatlarında artışlara neden olmuştur. Termik kömür fiyatları, 2017 yılının ilk çeyreğinde, 2016 sonunda yüksek seviyelerden 70 $/ton (Avrupa fiyatları) seviyesine gerilemesine rağmen bazı büyük kömür üreticilerinin yaşadığı bölgesel sıkıntılar ve kömür arzındaki sorunların artması nedeniyle Eylül 2017’de fiyatları 95 USD/ton’a kadar çıkmıştır.


Koklaşabilir taş kömürü fiyatlarındaki değişkenlik linyitten daha da keskin olmuştur. Fiyatlar Nisan ayındaki üç hafta içinde neredeyse iki katına çıkarak Nisan 2017’de 290 USD/ton (FOB) kadar çıkmıştır. Aynı yıl Haziran ayında 140 USD/ton’un altına düştükten sonra, koklaşabilir taş kömürü fiyatları, büyük ölçüde Çin’deki güçlü talebe bağlı olarak Eylül ayında 200 USD/tonun üzerine çıkmıştır.


Koklaşabilir taş kömürü fiyatlarındaki bu değişkenliğin temel nedeni Çin’deki ekonomik koşullar ile küresel kömür pazarlarındaki değişken talepleri, büyüklüğüne ve küresel ticaretteki hakimiyetine bağlı olarak değişmektedir. Önümüzdeki on yıl boyunca da taş kömürü fiyatları büyük ölçüde Çin’e bağlı olmaya devam edecek, Çin’deki talep ve kömür endüstrisinin yapısal reformu, kömür fiyatlarındaki değişimi büyük ölçüde belirleyecektir.


KÖMÜRDE KESİN OLAN TEK ŞEY; BELİRSİZLİK


Gerek kömür üretimindeki gerekse de fiyatlardaki değişkenlikler ve belirsizlikler son yıllarda Asya’daki büyük endüstri ülkeleri olan Çin, Japonya, Tayvan ve Kore gibi ülkelerdeki üretim ilişkilerine ve enerji kalemleri arasındaki geçişlere dayanmaktadır. Özellikle Japonya ve Kore’deki durgun enerji talebi ve hızla yenilenebilir enerji kullanımı ve potansiyel nükleer artış, kömür için olumsuz bir risk oluşturmaktadır.


Günümüzde Kore hükümeti kömürün enerji içindeki payını azaltmaya çalışmasına karşın 5 GW’ın üzerinde yeni kömür santrallerini devreye almakta ve 4 GW aşamasındaki santrallerde kurulmaktadır. Yeni kömür santralleri ile ilgili bu durum Tayvan’da da yaşanmakta ancak, hava kirliliğinin en üst düzeyde olduğu bu ülkede halkın giderek artan bir sosyal muhalefeti ile karşılaşmaktadır.


Kömür fiyatlarındaki dönemsel değişkenliklere rağmen günümüzdeki yüksek fiyatlar, büyük kömür üreticilerini önemli yatırımlar yapmaya zorlamaktadır. 2013-15 yılları arasındaki büyük fiyat düşüşlerinin yaralarını saran kömür üreticileri, Asya ülkelerindeki önemli talep artışlarını karşılamak amacı ile ciddi yatırımlar yapmaktadır. Çin Başbakanı LiKeqiang’ın “Gökyüzünü tekrar mavi yapmak” sözünün ardından Çin’in kömür talebi, 2016’da (2014 ve 2015 yıllarında olduğu gibi) dünya kömür üretimindeki artışa rağmen azaldı. Çin’de yaşanan bu azalışın itici gücü ise küçük ve orta ölçekli sanayi ve konut kullanımında yaşanan kömür ikameleriydi.




Çin’de hava kalitesinin iyileştirilmesi büyük bir politika önceliği haline geldi ve şu anda konut ve sanayi sektörlerinde (çelik ve çimento hariç) kullanılan 100 Mt’tan fazla kömürün doğal gaz ile değiştirilmesini bekleniliyor. Ağır sanayinin belli bir doygunluğa ulaşması ile birlikte dünya kömür üretimi artmasına rağmen Çin’in kömür talebinde 2022 yılına kadar yaşanacak bir düşüş eğilimi bekleniyor. Tüm bu gelişmelere rağmen 2022 yılında kömür, Çin’in enerji talebinin % 55’inden fazlasını sağlayacak.


Çin’de yaşananlara rağmen yenilenebilir enerji dağıtımındaki hızlı büyümeye ve Hindistan’da kömür kullanımı artmaya devam ediyor. Kapasite oranının % 60’ından az bir hızla büyüyen kömür santralleri filosu ve güçlü enerji talebindeki büyümenin artmasıyla birlikte, kömür üretiminin 2022 yılına kadar yılda yaklaşık % 4 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Hindistan’da, enerji sektörü dışında, termal kömür talebinde büyüme ve koklaşabilir taş kömürü üretiminin yanı sıra artan çelik tüketimi, konut, demiryolları ve gemi yapımı, savunma ve taşıt imalatı gibi yoğun çelik endüstrileri sayesinde sanayi sektöründe yoğunlaşıyor. Yerli Hint kömürünün kalitesinin düşük olmasına rağmen kalorisi ve maliyetsiz üretilebilirlik olanakları ile Hindistan hükümeti tarafından ithalatı azaltmaya yönelik bir dizi politika uygulanmaktadır.


Devlete ait Singareni kömür madeninde gelecekteki üretim olanakları bu konuda en büyük güvence olarak karşımıza çıkmakta. Ancak ilerleyen yıllarda kömür üretimi konusundaki iddialı hedeflerini koruyan Coal India’nın performansı, hükümetin ithalatı azaltma arzusunu karşılamak için kritik öneme sahip olacak. Hükümet programlarında görüldüğü kadarı ile koklaşabilir taş kömürü üretiminde Hindistan’da kalite sorunlarının üstesinden gelinmesi durumunda 2022 yılına kadar ithalatın yıllık % 5’ten fazla artacağını tahmin edilmekte.


ABD’nde 2017 yılında federal hükümetin getirdiği bir kısım önlemler ile kömür madenciliği iyimser bir havaya büründü. Bu dönemde giderek artan doğalgaz fiyatları, enerji sektöründe daha fazla kömür kullanımı ve uluslararası alanda giderek artan kömür fiyatları kömür madencileri için gelir ve ihracat rakamlarında artış olarak yansıdı. Bu dönemde hükümetin aldığı bir dizi kararla, maden kanunundaki bazı düzenlemeler gözden geçirildi ve kömür madenciliği için finansal ortam iyileştirildi. Ülkenin 2011’den bu yana ilk kez yeni bir kömür madeni 2018-Mayıs ayında açıldı ve birçok kömür madenciliği projeleri de yatırım noktasına getirildi.


Ancak, tüm bunlara karşın ABD ekonomisindeki durgun enerji talebi, doğalgaz arzının bolluğu ve yenilenebilir enerjinin, kömür kullanımının yerini alması yeni kömür santrallerinin yapımına sekte vurması sonucunu doğuruyor. Sonuç olarak, ABD kömür üretiminin 2022’de şu anki seviyelere eşdeğer olarak 510 Mtce olacağı tahmin edilirken talep, yıllık ortalama % 1 düşüşle 470 Mtce’ye geriledi.


Amerika Birleşik Devletleri uluslararası kömür pazarlarının en büyük tedarikçisi olmaya devam ediyor. Değişen hükümet politikaları ve maden kanunundaki düzenlemeler ABD’li kömür üreticilerin maliyetlerini giderek düşürüyor. 2017 yılında, kömür ithalatındaki ve fiyatlarındaki artış ABD ihracatının artmasına neden oldu; ancak fiyatlar değiştikçe ihracat da artacaktır. Tüm bu duruma rağmen Avustralya’nın 2022’ye kadar dünyada en büyük kömür ihracatçısı olarak kalması bekleniyor.Rusya, Kolombiya ve Güney Afrika, Endonezya gibi ülkelerde de nispeten daha fazla kömür kullanım artışı bekleniyor.


Dünyada kömür kullanımına yönelik olarak geliştirilen karbonsuzlaştırma (CCUS) politikalarına daha fazla önem verilmesi gerekiyor. Bu doğrultuda 2017 yılında, CCUS gelişimi için önemli adımlar atıldı. Kömür yakıtlı enerji üretim tesislerine uygulanan dünyanın en büyük CCUS projesi olan Petra Nova Carbon Capture projesinin devreye alınması ileriye yönelik önemli bir adım olarak kabul ediliyor.


Bununla birlikte, CCUS’taki ilerleme diğer düşük karbonlu teknolojilerin gerisinde kalmakta. Bu nedenle, hem kömür üreticisi ülke hükümetleri hem de sektörden enerji liderleri, CCUS’u desteklemek için acil eylem gerektiğine dair geniş bir anlaşma sağlanması zorunluluğu bulunmakta.Karbonsuzlaştırma (CCUS) olmadan, iklimsel değişimler insanlığın başını çok ağrıtacak. Bu nedenle IEA, ülkeler ve endüstri liderleriyle birlikte bu temel teknolojiye yeni bir ivme kazandırmak için çalışıyor. Gerçekten de, CCUS olmadan kömür kullanımı ve kömüre dayalı sanayi gelecekte ciddi şekilde kısıtlanacaktır.


Nadir AVŞAROĞLU

Bu yazi toplam 634 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR