Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Jeotermal Enerjinin Gözde Ülkesi; TÜRKİYE
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Jeotermal Enerjinin Gözde Ülkesi; TÜRKİYE

Nadir AVŞAROĞLU
Jeotermal Enerjinin Gözde Ülkesi; TÜRKİYE
31.08.2015 / 00:00

Enerjimagazin-Yenilenebilir enerji kaynakları, gezegenimizin geleceğine, atmosfere ve çevreye zarar vermeksizin, artan enerji ihtiyacını karşılamakta ve teknolojik gelişmelere imkân sağlamaktadır. Ülkemiz, son yıllarda giderek daha fazla önem kazanan jeotermal enerji kaynakları bakımından oldukça zengin bir konumdadır. Son yıllarda jeotermal kaynaklara ilişkin yapılan aramalar ve teşviklerle bu alanda enerji elde edimi konusunda önemli bir mesafe kat edilmiştir.


Son olarak, Avrupa'nın ikinci ve Türkiye'nin en büyük jeotermal santrali olan 232,3 MW güce sahip Efeler jeotermal Enerji Santrali, Mayıs 2015'de hizmete açıldı. Bu santral son yıllarda Türkiye'nin jeotermal enerjiye taptığı yatırımların en önemli ve son halkası.


Son yıllarda ülkemizde ve tüm dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına ve özellikle jeotermal enerjiye büyük yatırımlar yapılıyor. Aşağıdaki tabloda son 65 yıl içinde tüm Dünyada jeotermal enerji gelişim serüveni rahatlıkla görülebilmektedir.






Yıllar itibarı ile Dünyadaki Jeotermal enerji santrallerine ait kurulu kapasiteler aşağıdaki tablo ve şekillerde gösterilmiştir. Yine bu tablolarda jeotermal enerjiye yapılan yatırımlar ve tamamlanması öngörülen projeler göz önüne alınarak 2020 yılı hakkında da bir tahminde bulunulmuştur.




Yine Tablo III'de jeotermal enerji ile ilgili olarak 2010 ve 2015 yıllarına ait kuruklu kapasite ve enerji üretimleri verilerek bu 5 yıl içindeki artış ya da düşüşler yüzde (%) olarak değerlendirilmiş, aynı yaklaşımla 2020 yılına dair bir öngörüde bulunulmuştur. 




Filipinler’de toplam elektrik üretiminin % 27’si, Kaliforniya Eyaleti’nde % 7’si, Papua Yeni Gine’de 56 MWe kapasiteli jeotermal elektrik üretimi yapılmakta olup, buradaki önemli bir altın madenciliği işletmesinin enerji ihtiyacının %75’i jeotermalden karşılanmaktadır. İzlanda’da toplam ısı enerjisi (şehir ısıtma) ihtiyacının %86’sı jeotermalden karşılanmaktadır.




Üzerinde bulunduğu kuşak itibarı ile çok uzun bir süredir Dünyada jeotermal enerjiden en çok yararlanan ülke ABD'dir. özellikle Batı sahillerinde ve orta kesimlerde başta tarım ve seracılık olmak üzere ABD'nde jeotermal enerjinin oldukça yaygın bir kullanımı bulunmaktadır. Son yıllarda Y.Zelanda da yaptığı yatırımlar ile bu konuda oldukça önemli mesafeler kat etmiştir.




MTA verilerine göre Türkiye'nin teorik jeotermal enerji potansiyeli 31.500 MWt olarak kabul edilmektedir. “Yapılan yeni çalışmalarışığında görünür jeotermal potansiyelde artışlar gözlenirken,olası jeotermal potansiyel için yeni bir sonuçgetirilmemiştir. Ülkemiz bu potansiyeli ile Dünyada yedinci Avrupa'da ise birinci konumdadır.




Bunun yanında ülkemiz jeotermal enerji arama çalışmaları; son yıllarda hızlandırılarak, ülkemizde 40 yılda görünür hale getirilen jeotermal kaynak ısı kapasitesi son 8 yılda (2006 yılından itibaren) yaklaşık %61 arttırılmıştır. MTA tarafından 2008-2014 yılları arasında gerçekleştirilen açığa çıkarılan jeotermal sahaların ihaleleri sonucunda elektrik üretimine, ısıtma ve termal turizme uygun toplam 93 adet jeotermal sahası yatırımcılara devredilmiştir.




Bu tablodan da rahatlıkla görülebileceği gibi son 5 yıl içinde ülkemiz jeotermalş enerjinin kullanımı konusunda Dünya liderikonumundadır. Ülkemizde 2010 yılında 306 MWe olan jeotermale dayalı kurulu kapasiye 1.000 MWE hemen üzerine çıkarak % 336'lık bir artış sağlamış ve yine jeotermalden elde edilen enerji miktarı 2010 yılında 2.637 GWH/yıl iken günümüzde 14.000 GWh/yıl seviyelerine gelerek yaklaşık % 539'luk bir ilerleme kaydetmiştir.


Türkiye, jeotermal kaynaklardan elde edilen enerji bakımından son 5 yıl içinde geliştirdiği bu artış miktarı ile Dünyada lider ülke konumundadır.


SONUÇ


Her geçen gün biraz daha tükenen fosil enerji kaynaklarına alternatif olan yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi giderek artmaktadır. Enerji politikalarının, artan nüfusun ve gelişen ekonominin enerji gereksinimlerini sürekli ve kesintisiz bir şekilde ve olabilen en az maliyetle karşılanması üzerine belirlendiği dünyamızda yenilenebilir enerji kaynaklarından enerji elde etme çalışmaları hız kazanmış yenilenebilir kaynaklardan enerji üretimi artmıştır. Jeotermal enerji özellikle kWh başına düşük maliyetiyle tüm dünyada benimsenen bir alternatif enerji kaynağı haline gelmiştir.


Jeotermal enerji maliyetlerinin diğer enerjilerin maliyetlerine oranla daha az olması, genellikle daha az ve kabul edilebilir sınırlarda çevre sorunlarına neden olması ve yerli teknolojinin yeterliliği ve kısa bir sürede jeotermal santralin kurulabilmesi gibi nedenlerle Dünyada jeotermal enerjinin kullanımı daha fazla ön plana çıkmaktadır.


Türkiye jeotermal enerji kaynakları yönünden oldukça zenginbir ülkedir. Bu kaynaklar çok iyi ele alınarak Türkiye’ninenerji üretimine daha aktif katkı sağlanması gerekmektedir.Bu yüzden, jeotermal kaynakların kaynak kapasitesini, teknikve ekonomik değerlendirmelerini etkin ve verimli bir şekildeyapılması gereklidir. Türkiye dünya ülkeleri arasında, jeotermal enerji kapasitesiolarak yapılan sıralamada 12. sıradadır. 2014yılıEylül ayı sonu itibarıyla elektrik enerjisi üretiminin, birincilenerji kaynaklarına göre dağılımda jeotermal enerji ancak%0.5’lik bir kapsamında yer almaktadır.


Son yıllarda gerek kamu ve gerekse de özel sektör tarafından gelişmiş sondaj makinaları ile yapılan jeotermal aramaları sonucunda önemli jeotermal kaynaklar tespit edilmiştir. MTA Genel Müdürlüğü tarafından yaklaşık 10 yıldır belli bir planlama dahilinde jeotermal aramalarına önem verilmiş ve Nevşehir-Merkez-Güre jeotermal sahasında 2.908 metre derinliğinde jeotermal sondaj kuyusu açılmış olup, bu kuyu ülkemizde açılmış olan en derin jeotermal sondaj kuyusudur.


2007 yılında yürürlüğe giren 5686 sayılı Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunuyla beraber özel sektör de bu çalışmalarda yer almaya başlamıştır. Jeotermal kaynaklardan elde edilen elektrik üretimi 2000 yılında 15 Mwe iken 2014 yılı sonu itibari ile 404,9 MW elektriğe çıkmış, % 2.700 artış olmuştur. Son yıllarda bulunan sahaların geliştirme çalışmaları tamamlandığında bu kapasite 1.000 MWe’ye çıkarılabilecektir. Bu sahalarda hali hazırda elektrik üreten, projelendirilmiş, yapım aşamasında olan yatırımların toplam lisans miktarı 752 Mw elektriğe ulaşmıştır.


Ayrıca, ülkemizde 19 yerleşim birimimizde merkezi konut ısıtması (89.563 konut eşdeğeri, 806,07 MWt), 19 sahada seracılık (3.130.562 m2, 543 MWt) ve 350 adet termal tesiste tedavi ve termal turizm amaçlı yararlanılmaktadır.Isıtmacılıkta 2000 yılında 500 dönüm sera alanı jeotermal ile ısıtılırken şu an 3.130,562 dönüm sera jeotermal ile ısıtılmaya başlanmış ve % 626 oranında artış meydana gelmiştir. Konut ısıtmasında ise 2000 yılında 25.000 konut eşdeğeri ısıtma yapılırken, bu miktar 89.563 konuta çıkarılmış ve % 298 oranında bir artış sağlanmıştır.


Türkiye’nin jeotermal enerji potansiyelinin iyileştirilmesi ve verimliliğin artırılması amacıyla, mevcut sahaların özellikleri ve güncel kapasiteleri tam olarak belirlenmeli, jeotermal enerji alanındaki yenilikler takip edilmeli ve bu yenilikler jeotermal sahalardan en yüksek faydayı sağlamak amacıyla kullanılmalı ve elektrik üretimine yönelik yatırımlar teşvik edilmelidir. Doğrudan kullanımda ise belediyeler özendirilmeli ve desteklenmelidir.


Nadir AVŞAROĞLU


Maden Mühendisi


Ağustos-2015
Bu yazi toplam 2300 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR