Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Partilerin Seçim Beyannamelerinde Madencilik
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Partilerin Seçim Beyannamelerinde Madencilik

Nadir AVŞAROĞLU
Partiler, Seçim Beyannamelerinde Madencilik'le ilgili ne vaat ediyor?
02.06.2015 / 10:48

Enerjimagazin-Türkiye'de siyasi partiler, 7 Haziran 2015'de yapılacak genel seçimler öncesinde birçok alanda farklı vaatlerde bulunurken, madencilik ve doğal kaynaklarının kullanımı konularında uygulanacakları politikalar konusunda da farklı yaklaşımlar gösteriyorlar.Seçimler öncesinde siyasi partilerimizin madencilik politikalarının ne olup ne olmadığını, kendi parti programlarında bu konuların nasıl yer aldığını ve de iktidara geldiklerinde madencilik konusunda nasıl bir politika yürütecekleri bu çalışmada yer almaktadır.


7 Haziran'da yapılacak genel seçimler öncesinde siyasi partilerimizde, madencilik, maden varlıklarının kullanımı, madencilik alanındaki özel sektör-kamu dengesi, madencilik alanındaki özelleştirmeler, taşeronluk sistemi, işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında alınacak önlemler, maden kazalarının önlenmesi ve madencilik mevzuatı gibi konularda da farklı bakış açıları mevcuttur.Bu çalışmada, 2015 yılında milletvekili genel seçimlerine girecek olan AK Parti, CHP, MHP, HDP, Saadet Partisi, Vatan Partisi ve BTP'nin seçim beyannamelerinden derlenen bilgilere göre, partilerin madencilik politikaları ele alınmıştır.


13 yıldır Türkiye'yi tek başına yöneten ve iktidar partisi olan AK Parti'nin seçim beyannamesinde madencilik ile ilgili bir başlık bulunmamaktadır. Madencilik konusundaki söylemler, enerji, çevre ve işçi sağlığı ve iş güvenliği başlığı altında kullanılan cümlelerle ifade edilmiştir.


AK Parti'nin seçim beyannamesinde, “neler yaptık” başlığı altında geçmiş yıllar; madencilik sektörünün 2002 yılında % 0,9 olan GSYH içerisindeki payını, 2013 yılında % 1,4’e yükseltildiği, 2002 yılında 0,38 milyar dolar olan maden ihracatımızın 2013 yılında 3,9 milyar dolara yükseltildiği vurgulanmıştır. Linyit kömürü rezervini 8,3 milyar tondan 14milyar tona çıkarıldığı, altın, çinko, bakır, zeolit, feldspat, kuvars, mermer gibi birçok madende önemli rezervler ve jeotermal sahalar tespit edildiği, MTA’nın tam donanımlı ulusal araştırma gemisine kavuştuğu, Maden Kanunu'nda kapsamlı değişiklikler yapıldığı, Jeotermal Kaynaklar ve Doğal Mineralli Sular Kanunun yürürlüğe girdiği ve Türk Petrol Kanunu'nun çıkarıldığı belirtilmiştir.


Beyannamenin 205-210 sayfalarında “enerji güvenliği” başlığı altında madencilikten bahsedilirken sıralanan vaatler arasında, Afşin-Elbistan gibi büyük linyit havzaları ile daha düşük kapasiteli diğer rezervlerin değerlendirileceği, kömür aramalarına hız verecek ve rezervlerin arttırılacağı, yurt içi ve yurt dışı petrol ve doğal gaz aramaları ve üretiminin arttırılacağından söz edilmiştir.


Ayrıca; linyit kömürü ve jeotermal potansiyelinin tespitine yönelik aramalar yapılacağı, kaya gazı konusunda kapsamlı araştırmalar yapılacağı, demir cevheri, mermer ve bor başta olmak üzere sanayihammaddelerinin yurtiçinde arama ve üretimine öncelikverileceğine vurgu yapılmış. Başta nadir toprakelementleri olmak üzere, ülkemizdeki hammaddelerinaranması ve üretilmesine yönelik programlar başlatılacağı ifade edilmiştir.


Bunların yanı sıra; madencilik sektörünün çevre mevzuatına uyumunun geliştirileceği, madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği konusunda yeni uygulamalar yapılacağıkrom ve mermer gibi madencilik ürünlerinin yurtiçinde değerlendirilmesi vurgulanmıştır. Küresel ölçekli ve rekabet gücü yüksek madencilikşirketlerinin oluşturulmasının destekleneceği, MTA’nın ve TTK'nıngünümüzihtiyaçlarına göre yeniden yapılandıracağı, yerli kömürden üretilen elektriğin 32milyar kWh’dan 57 milyar kWh’a çıkartılmasının planlandığı ifade edilmiştir.


AK Parti'nin seçim beyannamesinde, ayrıca sayfa 158'de "Ödemeler Dengesi" başlığı altında MTA’nın yurtdışında da madencilik faaliyeti yapabilmesinin sağlanacağı, Demir-Çelik sektörünün hurda girdiye olan bağımlılığını azaltılacağından söz edilmektedir. Yine, sayfa 308'de "Çevrenin Korunması" başlığı altında Maden Sahaları Rehabilitasyonu EylemPlanları ile de 60 bin dekar alana sahip 1.628 adet terk edilmişmaden sahasını ıslah ederek tabiata kazandırılacağı belirtilmiştir.


Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim beyannamesinde ise madencilik konusu "enerji" başlığı altında kömür alt başlığı ile ele alınmıştır. Bu başlıkta,   Türkiye Kömür İşletmeleri'nin (TKİ) yeniden yapılandırılacağı, önemli kömür alanlarının, havza madenciliği kavramı ile ele alınacağı, linyit kaynaklarımızın öncelikle elektrik enerjisi amaçlı değerlendirileceği vurgulanmıştır. Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nü iş güvenliğini de gözetecek şekilde yeniden yapılandırılacağı, madencilik sektöründetaşeron sistemine izin verilmeyeceği, termik santrallerin çevre dostu olmalarının sağlanacağı, ülkemizdeki maden kaynaklarının değerlendirilmesi konusunda Ar-Ge faaliyetlerinin destekleneceğinden bahsedilmektedir.


Seçim beyannamesinin 98. sayfasında yer alan "sürdürülebilir bir yaşam" başlığı altında;madenlerin, su kaynaklarının ve tüm doğal kaynakların ulusal çıkarlar ve toplum yararına, doğaya duyarlılık ilkesi çerçevesinde ve en verimli şekilde değerlendirileceği ifade edilmiştir.


Milliyetçi Hareket Partisi'nin seçim beyannamesinde madencilik konusuna 146. sayfada yer verilmiştir. Bu başlıkta, madenlerimizin yüksek katma değerli ürünlere dönüştürüleceği, bilinen maden rezervlerimize ilâve olarak yeni rezervlerin bulunacağı, işlenmiş maden ihracatımızın artırılacağı belirtilmektedir. Kıymetli madenlerin işlenmeden cevher olarak satılması yerine, yüksek ileri teknoloji kullanılarak katma değerli yeni ürünlere dönüştürüleceği, arama faaliyetlerine tahsis edilen kaynakların artırılacağı, mali denetimden uzak bir şekilde faaliyet gösteren maden işletmeleri yakın takibe alınacağı, madencilik sektöründe iş güvenliği ve işçi sağlığı alanında önemli reformlar yapılacağı, ve rodövans uygulamalarının etkin bir denetiminin yapılacağı ifade edilmiştir.


Ayrıca; doğal kaynakları optimum düzeyde değerlendirileceği, madencilik ürünlerinde dış bağımlılığının azaltılacağı, kömür ve yenilenebilir enerji kaynaklarının azami seviyede değerlendirileceği, bitümlü şeyl, gaz hidrat, sığ biyojenik gaz, kömür gazı ve özellikle kaya gazı aramalarına hız verileceği belirtilmektedir.


Yine, Ceyhan’a yakın İskenderun ve Mersin limanlarında LNG, LPG, ham petrol ve taşkömürü ticareti için kapasite geliştirme ve altyapı takviyesi yapılacağı, taş ocağı ve maden aramaları tamamlandıktan sonra çalışma yapılan alanların ağaçlandırılmasının zorunlu olacağı, maden ocaklarının işletmesinin çağın teknolojik gelişmelerinden yararlanarak yapılmasının sağlanarak, işçi sağlığı ve güvenliğinden taviz verilmeyeceği de beyannamede yer almaktadır.


Halkların Demokratik Partisi'nin seçim beyannamesi çalışma hayatı başlığı altında madenciliğe değinilmiş ve "madenlerde cinayetleri biz'ler durduracağız" ifadelerine yer verilerek, madenlerde güvenli üretim koşulları sağlanana kadar üretimin durdurulacağı, ücretlerin işveren tarafından ödenmesinin garanti altına alınacağı ve özelleştirme, taşeronlaştırma ve rödovans uygulamasına derhal son verileceği belirtilmiştir.


Ayrıca, madenlerde kamu denetimi altında, çağdaş, güvenceli üretim koşullarının sağlanacağı, madencilik alanındaki yasa ve mevzuat sendikaların, odaların, üniversitelerin görüşleri alınarak yeniden düzenleneceği ve HES, termik, nükleer vb. enerji projelerine, ekolojik yıkıma yol açan maden işletmeciliğine, endüstriyel atık ve kirlilik sonucunda yaşam alanlarının tahribatına son vereceği ifade edilmiştir.


Vatan Partisi'nin seçim beyannamesinde, özelleştirme saldırısına sendikaların teslim olduğu koşullarda ve özellikle madenlerde çalışma koşullarının iyileştirilmesi için mücadele verileceği, enerjide ithal fosil yakıta bağımlılığın en aza indireceği, zengin kömür yataklarımızın insana ve çevreye saygılı teknolojilerle işleteceği ve akarsu, güneş, rüzgâr, biyoenerji ve yeraltı ısısı gibi temiz ve yenilenebilir kaynakların değerlendireceği ifadelerine yer verilmiştir.


Seçimlere Saadet Partisi çatısı altında giren ve Büyük Birlik Partisi ile birlikte "Milli İttifak" başlığı altında seçim beyannamesi yayınlayan Saadet Partisi'nde, kaynakların tam ve etkin kullanımından bahsedilerek, "bütün madenler ve cevherler işletilecek, iş ve çalışma koşulları iyileştirilerek bütün işsizlere istihdam alanı sağlanacaktır" denilmiştir. Çevreci bir bakışla çevreyi, ormanları ve su kaynaklarının koruyacağı ve madencilik faaliyetleri sonucun da tabii halini kaybeden alanların doğaya yeniden kazandırılması için tarafların “Peyzaj Onarım, Kapatma ve Rehabilitasyon Projesi” hazırlamasının zorunlu hale getirileceği ifadelerine de yer verilmiştir.


Büyük Türkiye Partisi'nin seçim beyannamesinde bir takım tespitlerde bulunularak, "maden yatak­larının yabancılara satışını düzenleyen yasalar ile artık yeraltı kaynaklarımız yabancıların tekeline geçmiştir. Birçok sahada kullanılan bor madeni yabancı firmalarca talan edilmektedir." ifadeleri yer almaktadır.


Madenlerimiz ile ilgili olarak millet menfaatlerinin dikkate alınacağı belirtilerek, öncelikle yabancıların madenlerimiz üzerindeki hâ­kimiyetine son verileceği, madenler ve diğer yeraltı zenginliklerinin millete ait olduğu ifade edilmiştir. BTP iktidarında yabancıların elindeki ruhsatlar, ederlerinin 3-4 misli paralar karşılığında geri alınacağı, Madenlerin, hammadde olarak ihracına müsaade edil­meyeceği ve işlendikten sonra çok daha fazla bir kârla sa­tılmasının sağlanacağına yer verilmiştir.


AKP’nin çıkardığı “Maden Kanunu” sonrası ma­denlerimiz yabancılara verilen ruhsatlarla peşkeş çekildiği, 3 katrilyon dolarlık yeraltı zenginliklerimizin se­nelik 2 trilyon dolarlık kısmı senyoraja dönüştürülmesi durumunda ülkemize 1.500 yıllık kaynak oluşturacağı tespitinde bulunarak, kendi iktidarlarında, yer altı kaynaklarımız karşılığı para basılacağı ve 3 katrilyon dolar değerindeki yer altı kaynağımızın, her sene 2 trilyon dolarını senyorajı kullanarak basarak yaklaşık 5 trilyon TL milli gelir elde edilebileceği belirtilmektedir.


Görüleceği gibi birçok parti başta madencilik konusunda farklı görüşlere sahiptir. Madenciliğin nasıl ve hangi yollarla yapılacağı, hangi yer altı kaynaklarına önem ve öncelik verileceği ile bu kaynakların nasıl ve kimler tarafından işletileceği konularında farklı yaklaşımlar mevcuttur. Bunların yanı sıra, değişik dünya görüşüne sahip partiler, başta petrol, kömür, jeotermal ve kaya gazı olmak üzere enerji hammaddelerine öncelik tanıyarak, madencilik mevzuatı, madenciliği teşvik edilmesi, destek programları ve ulusal madencilik politikaları konularında da tüm partiler bir uzlaşı halinde gözükmektedirler.


Seçim beyannamelerinde, siyasi partilerin tümü ileri teknoloji ve çevreye uyumlu madencilikten yana olduklarını belirterek, madencilik noktasında hemen her bölgede madenciliğin yapılabileceğini ifadelerine yer verip, tüm canlıların yaşam haklarına saygılı, doğayı mümkün olduğunca bozmadan, yöre halkına zarar vermeden, onlarında desteklerinin alınması ile birlikte daha modern bir madencilik yapılmasını savunuyorlar. Aynı zamanda, her türlü maden işletmeciliğine işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında gerekli önlemlerin alınması, mevzuat değişikliklerinin yapılması ve bu uygulamaların sıkı denetlenmesi de partilerin üzerinde konsensüs sağladığı en önemli konulardan biri olarak görülmektedir.


Nadir AVŞAROĞLU


Maden Mühendisi

Bu yazi toplam 1459 defa okundu
Yazarın Diğer Yazıları


YAZARLAR