Güldoğan: Offshore Rüzgar Yeni Bir Sanayi Ekosistemi Oluşturacak
Haber
18 Ağustos 2026 - Salı 15:21
 
Güldoğan: Offshore Rüzgar Yeni Bir Sanayi Ekosistemi Oluşturacak
YENİLENEBİLİR Haberi
Güldoğan: Offshore Rüzgar Yeni Bir Sanayi Ekosistemi Oluşturacak

Enerji Magazin olarak Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Sanayiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Samet Güldoğan ile Türkiye'nin offshore rüzgar potansiyelini, offshore YEKA sürecini, sektörün yatırım ve sanayi ekosistemine sağlayacağı katkıları, yeni iş alanlarını, insan kaynağı ihtiyacını ve Türkiye'nin Avrupa offshore rüzgar pazarındaki rolünü konuştuk. Güldoğan, offshore rüzgarın Türkiye için yalnızca yeni bir enerji üretim alanı değil, aynı zamanda güçlü bir sanayi ve tedarik zinciri oluşturma fırsatı olduğunu belirtti.

- Türkiye'nin offshore rüzgar enerjisi alanında önümüzdeki dönemde nasıl bir tabloyla karşılaşacağını düşünüyorsunuz?

Samet Güldoğan: Offshore YEKA süreci, Türkiye rüzgar sanayisi açısından yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bugüne kadar ağırlıklı olarak kara tipi rüzgar yatırımlarında önemli bir tecrübe kazandık. Şimdi ise bu bilgi birikimini daha yüksek katma değerli alanlara taşıma fırsatıyla karşı karşıyayız.

Offshore rüzgar, yalnızca yeni santral yatırımları anlamına gelmiyor; aynı zamanda yeni fabrikalar, yeni tedarik zincirleri, yeni mühendislik kabiliyetleri ve yeni ihracat fırsatları anlamına geliyor. Önümüzdeki dönemde özellikle offshore'a yönelik üretim altyapısı ve liman yatırımlarında önemli hareketlilik yaşanmasını bekliyoruz.

- Offshore YEKA'ların hayata geçmesi Türkiye'nin rüzgar enerjisindeki büyüme hedeflerine nasıl katkı sağlayacak?

Samet Güldoğan: Offshore YEKA'lar, Türkiye'nin rüzgar enerjisinde büyüme hedeflerine ulaşması açısından önemli bir fırsat sunuyor. Kara tipi rüzgarda oluşan bilgi ve deneyimimizi offshore alanına taşıyarak rüzgar enerjisindeki kapasitemizi ve sektörün gelişim alanlarını genişletebiliriz.

Burada önemli olan, offshore yatırımları yalnızca yeni santraller olarak görmemek. Bu süreç aynı zamanda yeni yatırımları, yeni iş alanlarını ve tedarik zincirinin gelişmesini beraberinde getirecektir. Bu nedenle offshore YEKA'ların, Türkiye'nin rüzgar sektöründe yeni bir büyüme dönemi başlatacağı kanaatindeyim.

- Denizüstü rüzgar yatırımlarının Türkiye'de yeni bir yatırım ve iş ekosistemi oluşturmasını bekliyor musunuz? Hangi alanlarda yeni fırsatlar doğabilir?

Samet Güldoğan: Offshore rüzgarın en önemli özelliklerinden biri, çok geniş bir ekonomik etki alanına sahip olmasıdır. Bir offshore projesi yalnızca türbinlerden ibaret değildir. Aynı zamanda büyük ölçekli çelik yapılar, elektrik altyapıları, deniz taşımacılığı, liman operasyonları ve bakım hizmetlerinden oluşan kapsamlı bir değer zinciri yaratmaktadır.

Özellikle monopile ve transition piece üretimi, offshore trafo merkezleri, denizaltı kablolama sistemleri, korozyon koruma çözümleri ve özel bağlantı ekipmanları önemli fırsatlar sunacak. Bunun yanında liman işletmeciliği, ağır yük taşımacılığı, deniz lojistiği, montaj ve devreye alma hizmetleri ile işletme ve bakım faaliyetleri de yeni ekonomik alanlar oluşturacak.

- Türkiye'nin denizüstü rüzgar potansiyelini değerlendirirken en büyük avantajlarımız sizce neler?

Samet Güldoğan: Türkiye; coğrafi konumu, gelişmiş imalat sanayisi, rekabetçi maliyet yapısı ve deneyimli insan kaynağı ile önemli avantajlara sahip. Avrupa pazarına yakınlık, güçlü lojistik ağlar ve mevcut rüzgar sanayisi tecrübesi de bu potansiyeli destekliyor.

Türkiye, özellikle çelik imalatı, gemi inşa, elektromekanik ve mühendislik alanlarındaki mevcut kabiliyetleri sayesinde offshore tedarik zincirinde önemli bir oyuncu olabilecek altyapıya sahiptir.

- Offshore rüzgarın gelişmesiyle birlikte Türkiye'nin enerji sektöründe hangi yeni uzmanlık alanlarının ve mesleklerin öne çıkacağını düşünüyorsunuz?

Samet Güldoğan: Offshore rüzgarın gelişmesiyle birlikte enerji sektöründe farklı uzmanlık alanlarının bir arada çalıştığı daha geniş bir insan kaynağı yapısına ihtiyaç duyulacağını düşünüyorum.

Özellikle mühendislik, üretim, denizcilik, lojistik, liman operasyonları, montaj, işletme ve bakım gibi alanlarda yeni fırsatlar ortaya çıkacaktır. Bunun yanında offshore projelerinin gerektirdiği teknik bilgi ve deneyime sahip nitelikli insan kaynağının geliştirilmesi de önemli hâle gelecektir.

Aslında burada yalnızca yeni mesleklerden söz etmiyoruz. Mevcut mesleklerin de offshore projelerinin ihtiyaçlarına göre yeni yetkinlikler kazanacağını düşünüyorum. Bu nedenle insan kaynağının geliştirilmesi, offshore ekosisteminin büyümesi açısından en önemli başlıklardan biri olacaktır.

- Avrupa'da offshore rüzgar yatırımları hızlanırken, Türkiye'nin bu büyüyen pazarda nasıl bir rol üstlenebileceğini düşünüyorsunuz?

Samet Güldoğan: Türkiye, Avrupa'nın tamamlayıcı üretim ve tedarik merkezi olabilecek güçlü adaylardan biridir. Coğrafi konumumuz, gelişmiş imalat sanayimiz, Avrupa pazarına yakınlığımız ve mevcut rüzgar sanayisi tecrübemiz önemli avantajlar sağlıyor.

Ancak bu potansiyelin hayata geçebilmesi için Türkiye'de referans projelerin oluşturulması kritik önem taşıyor. Yerli projeler, Türk sanayisinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü artıracak en önemli vitrindir.

- Önümüzdeki dönemde offshore rüzgar yatırımlarının Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve enerji dönüşümüne katkısı nasıl olacak?

Samet Güldoğan: Offshore rüzgarın gelişmesi, Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki kapasitesini genişletirken enerji dönüşümüne de yeni bir ivme kazandıracaktır.

Burada uzun vadeli bakış açısının önemli olduğunu düşünüyorum. Offshore yatırımların hayata geçmesiyle birlikte yalnızca yeni bir enerji üretim alanı oluşturmayacağız; aynı zamanda bu alanın ihtiyaç duyduğu üretim, mühendislik ve hizmet altyapısını da geliştireceğiz.

Dolayısıyla offshore rüzgarın katkısını yalnızca enerji üretimiyle sınırlı görmemek gerekiyor. Bu alan, Türkiye'nin enerji dönüşümüyle birlikte sanayi ve teknoloji kapasitesinin gelişmesine de katkı sağlayacaktır.

- Offshore rüzgarın gelişmesi için sektörün önümüzdeki dönemde en çok ihtiyaç duyduğu konu sizce nedir?

Samet Güldoğan: Sanayi yatırımlarının temel ihtiyacı öngörülebilirliktir. Offshore alanında faaliyet gösterecek şirketler, yüksek tutarlı yatırımlar yapmadan önce proje takvimini ve pazar büyüklüğünü görmek istiyor.

Bu nedenle uzun vadeli Offshore YEKA takviminin açıklanması, yerli katkıyı destekleyen mekanizmaların oluşturulması, liman yatırımlarının teşvik edilmesi ve stratejik ekipmanlara yönelik yatırım desteklerinin devreye alınması önemlidir.

Bunun yanında finansmana erişimin kolaylaştırılması, Ar-Ge ve mühendislik faaliyetlerinin desteklenmesi ve izin süreçlerinin sadeleştirilmesi de sektörün gelişimini hızlandıracaktır.

- TÜREB olarak Türkiye'nin offshore rüzgar ekosisteminin gelişmesi konusunda önümüzdeki dönemde hangi başlıklara odaklanacaksınız?

Samet Güldoğan: TÜREB olarak, offshore rüzgar ekosisteminin tüm paydaşlarını bir araya getirmeyi ve sektörün ortak ihtiyaçlarını ilgili kurumlara aktarmayı öncelikli görevlerimiz arasında görüyoruz.

Bu kapsamda kamu kurumları, yatırımcılar, sanayi kuruluşları, liman işletmeleri ve akademi ile yakın iş birlikleri yürütüyoruz. Offshore konusunda farkındalığın artırılması, uluslararası iyi uygulamaların ülkemize kazandırılması ve yerli sanayinin sürece hazırlanması amacıyla çeşitli çalışma grupları ve sektör buluşmaları gerçekleştiriyoruz.

Önümüzdeki dönemde özellikle yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesi, insan kaynağının geliştirilmesi, liman altyapılarının değerlendirilmesi ve uluslararası iş birliklerinin artırılması başlıklarına odaklanmayı planlıyoruz.

- Son olarak, offshore rüzgar alanında yatırım yapmayı veya bu ekosisteme dahil olmayı düşünen şirketlere ne söylemek istersiniz?

Samet Güldoğan: Offshore rüzgar, Türkiye için yeni bir pazar olmanın ötesinde, yeni bir sanayi ekosistemi oluşturma fırsatı sunuyor. Bu alana yatırım yapmayı düşünen şirketler açısından en önemli konu ise uzun vadeli ve öngörülebilir bir perspektifle hareket etmek olacaktır.

Türkiye'nin mevcut rüzgar sanayisi deneyimi ve güçlü üretim altyapısı önemli bir avantaj. Önümüzdeki dönemde bu birikimi offshore alanına taşıyarak yeni tedarik zincirlerinin ve iş birliklerinin oluşmasını bekliyoruz.

Dolayısıyla bu ekosisteme dahil olmak isteyen şirketlerin bugünden hazırlık yapmalarını, kendi yetkinliklerini bu yeni alanın ihtiyaçları doğrultusunda geliştirmelerini önemli buluyorum.

Kaynak: Editör:
Etiketler: samet güldoğan, türeb, offshore, res,
Yorumlar
Haber Yazılımı