Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - HES Finansmanında Geleceğin Çözümleri
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

HES Finansmanında Geleceğin Çözümleri

HES Finansmanında Geleceğin Çözümleri
Yakın bir dönemde tüm yatırımcılardan, HES yatırım fizibilitelerinde küresel iklim değişikliğinin yansımalarının net bir şekilde tanımlanması istenecek.
04.10.2017 / 09:12

Enerjimagazin-Günümüzde finansal kurumlar da küresel iklim değişikliğini yakın bir şekilde takip ediyor. İklim değişiklikleri, hidroelektrik santralleri uzun dönemde mutlaka etkileyecektir. Artık finansal kurumlar geleceğe dair iklim değişikliklerinin fizibilitelerde öngörülmesine önem veriyorlar.


Yakın bir dönemde tüm yatırımcılardan, HES yatırım fizibilitelerinde küresel iklim değişikliğinin yansımalarının net bir şekilde tanımlanması istenecek.


Dünya Bankası’nın yeni yayınladığı bir araştırmada küresel iklim değişikliklerine karşı öngörüleri modellenmiş, esnek projeler hakkında bir dizayn kılavuzu yer almaktadır.


Bu kılavuzun ana çerçevesi projelerin değişken teşvik sistemlerine ve harici etkenlerde güvenilir bir yatırım olma özelliklerini koruyabilmeleridir. Dünya Bankası bu anlamda sektörün ileri gelen risk analistleri, yatırımcılar ve uluslararası enstitüler ile bir çalışma yürütmüştür. Hidroelektrik santrallerin finansmanı amaçlı küresel iklim sertifikasyonu adını taşıyan bu girişimin kriterlerinden biri, santrallerin iklim değişikliklerine karşılık ölçülebilir dayanım göstermeleridir.


Özetle, iklim değişiklikleri öngörüleri ve uzun vadeli, ölçülebilir önlemler hidroelektrik santrallerin finansmanında önemli bir rol teşkil edecektir. Geçmişten beri süregelen genel kabul, her bir hidroelektrik santralin kendine has oluşu ve gene her bir santral için özel ısmarlama dizayn çözümleri hazırlanmasıdır. Aynı şekilde her bir projenin piyasadaki durumu, izin ve ruhsat durumu gibi nedenlerden ötürü terzi usulü finansman çözümlerine ihtiyacı olduğu genel geçer bir kuraldır.


Günümüzde finansal enstrümanların ve kaynak fonlarının çeşitliliği, yeşil sertifikalar gibi özel ürünlerin piyasaya sürümü gibi nedenlerden ötürü proje sahiplerine çok yaratıcı ve projeye özel çözümler sunulabilmektedir.


Yap-İşlet-Devret gibi mekanizmaların hidroelektrik santrallere geçmişte finansman sağlanması ikili ya da çok taraflı anlaşmalar ile kamu iştiraklerine ait bir sorumluluktu. 1990’lı yıllardan itibaren, elektrik piyasalarının regüle edilmesi amacı ile özel sektörün enerji üretimi alanında yatırım yapmasının önü açıldı. Genellikle yapılan uygulama Yap-İşlet-Devret modeli (YİD) idi.


ALTERNATİF ÖZEL MODEL İHTİYACI


Termik santrallerde oldukça verimli bir şekilde işleyen YİD modeli, hidroelektrik santrallerde aynı başarıyı gösterememiştir. Nedeni ise, hidroelektrik santrallerin daha yüksek sermaye gereksinimi, daha uzun proje ve inşaat süreleri ve öngörülemeyen riskleridir. Hidroelektrik santrallerin finansmanı için alternatif özel modeller gerekliliği kabul görmüştür. Kamu ve özel sektör finansman kuruluşlarının daha eşit ve adil bir dağılım ile risk üstlenmesi buna bir örnektir.


Afrika’nın güney kesiminde yer alan ülkelerde bu problem çok bariz bir şekilde görülmektedir. Özel sektörün hiçbir yatırımında en son 2007 yılında finansmanı sağlanan Bujagali projesinden itibaren finansal kapanış yapılamamıştır.


Daha adil bir risk dağılımı üzerine kurulu özel modeller geliştirilmiştir. Özellikle coğrafi ve hidrolojik nedenlerden kaynaklanan izinsel risklerin ağırlıklı olarak yatırımcı tarafında devredilmesi ile bu tip sorunların üstesinden gelinebilmektedir.


Gene geliştirilmekte olan daha yenilikçi modeller ile yatırımcının risk güvenliği ve projenin finanse edilebilirliği yükseltilebilmektedir.


HAM PETROL FİYATLARININ ETKİLERİ


Ham petrol varil fiyatlarının uzun dönem 40 dolar civarında seyretmesi ve sonucunda diğer fosil bazlı yakıtların üzerindeki fiyat baskısı hidroelektrik enerjinin gelişiminde olumsuz bir etki yaratmıştır.


Enerji piyasalarında elektrik fiyatlarının artması veya sabit kalmasına rağmen, üretici endeks fiyatları birçok ülkede düşüştedir. Bu da elektrik üreticilerinin ciro ve karlarında azalmaya sebep olmuş, aynı zamanda yeni hidroelektrik santral yapımlarını yavaşlatmıştır.


Fosil yakıtların üzerindeki düşük fiyat baskısı, spot piyasada uzun dönemli enerji alım anlaşmalarını teşvik etmekle birlikte, diğer uzun dönem güvenli tarife anlaşmalarını da arttırmıştır.


Ekonomik maliyet – fayda analizlerinde kullanılan “termik çözüm alternatifi asgari maliyeti” endeksini de düşürmüştür. Ancak ekonomik analizlerdeki önemli parametrelerden olan “iskonto oranları” da azalmış ve bunun sonucunda iyi projeler halen pozitif geri dönüş oranları getirebilmiştir.


Düşük fosil yakıt fiyatlarının hidroelektrik enerji yatırımları üzerinde olumsuz etkisi olsa da, yatırımlarda çok sert düşüşler olmamıştır. Hidroelektrik yatırımların halen cazip olan birçok özelliğinden kaynaklanmaktadır.


DÜŞÜK SERMAYE MALİYETİ


Hİdroelektrik enerji yatırımları sermaye yoğun enerji üretim teknolojileridir. Bu nedenle finansman maliyetlerine karşı çok hassastırlar. Günümüzde, güvenli yatırım enstrümanlarının kar getirisi nerede ise sıfırlara gelmişken, yatırım geri dönüş beklentileri de gerilemiştir. Altyapı inşaatları yatırımcılara daha cazip hale gelmiştir. Hidroelektrik santral yatırımları, daha yüksek kar beklentili bu geniş fon havuzundan faydalanabilmektedir.


Altyapı fonları ve emeklilik fonları gibi uzun dönemli yatırımcılar, mevcut çalışan santrallerin hisselerini almak üzerine yoğunlaşmışken, girişim sermayesi ya da risk sermayesi olarak adlandırılan gruplar, inşaat ve proje dönemi riskini de alarak, proje dönemi bittiğinde santraldeki hisselerini geri satarak daha yüksek karlar elde etmeye odaklıdırlar.


Hidroelektrik yatırım piyasası, düzgün tasarlanmış projeler ve iyi yatırım olanakları arayan fonlar sayesinde hareketlilik kazanmıştır.


Ekonomik olarak yapılabilecek ve tüm yan gereksinimleri karşılayabilecek tek yenilenebilir teknoloji olan hidroelektrik santraller, düşük karbon politikasının da bir anahtarı olma niteliğindedir. Birçok ülkenin şebekesinde artan yenilenebilir enerji üretim kaynak oranı, frekans tepkisi, reaktif güç kontrolü, atalet gücü (inertia) ve hızlı devreye girip çıkma yan özelliklerindeki talep ve beklentileri de yükseltmiştir.


Hidroelektrik santraller, yeni geliştirilen (pumped storage) pompa havzalı sistemler de dahil olmak üzere bu yan gereksinimleri karşılayabilecek özelliklere sahiptir. Bu yan hizmetler, birçok enerji piyasasında önemli bir nakit akışı sağlamaktadır. Yan hizmetlerin yarattığı nakit akışı, şebekenin daha akıllı olması ile, sabit olmayan kaynaklı enerji üretim tesislerinin çoğalması ile (örn. rüzgar, güneş) ve stabil, güvenilir enerji ihtiyacının artması ile daha da büyümektedir.


Enerji piyasaları düzenleme kurumları ve sistem işletmecileri, söz konusu yan hizmetleri ücretlendirip satın almaktadırlar. Bu da hidroelektrik santraller için yeni bir gelir kapısı demek. Daha önce bu yan ürünler şebekeye bila bedel verilmekte idi.


TÜM KALKINMA BANKALARI DESTEKLİYOR


Örneğin, bir ada olan İrlanda’da değişken kaynaklı üretimin ağırlıklı olması nedeni ile DS3 programı kapsamında, bu yan ürünlerin ücretle satın alınmasını kapsayan bir çözüm ile şebeke güvenliği emniyet altına alınabilmiştir.


Dünya Bankası liderliğinde çok uluslu fonlar hidroelektrik enerjinin sürdürülebilir ve güvenilir bir kaynak olduğunun bilincine daha da fazla varmışlardır, hidroelektrik enerjiyi desteklemektedirler.


Tüm dünyada kalkınma bankaları (Asya Kalkınma Bankası, Afrika Kalkınma Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası, Inter-Amerikan Kalkınma Bankası) hidroelektrik santrallerin yapımını desteklemektedirler.


Dünya Bankası, Hidroelektrik Santral yatırımcılarına 4 ana üye kurumu aracılığı ile çok geniş çözüm ürünleri sunmaktadır.


Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBDR ) Teknik destek, kredilendirme, mevzuat danışmanlığı hizmetleri ile özellikle orta ölçekli ülkelere hizmet vermektedir.


Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA) Teknik destek, faizsiz kredi, mevzuat danışmanlığı hizmetlerini özellikle ekonomik olarak çok zayıf durumda olan ülkelere vermektedir.


Uluslararası Finans Kurumu (IFC) öz sermaye, kredi, risk yönetimi ve üye ülkelerdeki özel sektör firmalara danışmanlık hizmetleri vermektedir.


Çokuluslu Yatırım Garanti Ajansı (MIGA) Üye ülkelerin yabacı yatırımcılarına politik risk sigortası sağlar. Buna benzer ürünler gene uluslararası ajanslar tarafından hidroelektrik santral yatırımcılarına sağlanabilmektedir.


Çokuluslu ajansların önerebildiği fon miktarı, gereken seviyelerin altındadır. Bu ürünler ticari yatırımı desteklemek ve dengelemek amacı taşırlar.


IFC’NİN GENİŞLEYEN KATILIMI


IFC, özel sektörün hidroelektrik yatırımlarında önemli bir rol üstlenmektedir. Sektördeki en girişimci fon ajanslarından biri olma özelliğini taşır. Temel olarak üç ana başlıkta sunduğu finansal enstrümanlar incelenebilir:


Krediler: IFC hidroelektrik santral yatırımlarında sendikasyon ile endirekt veya direkt katılım ile kredi sağlar. Örnek olarak ülkemizde Enerjisa ve Pakistan’da CSAIL sayılabilir. Aynı zamanda proje kredilerinde direct olarak angaje olabililr, örnek olarak Gulpur / Pakistan projesi ve Kabeli / Nepal projesi.


Öz sermaye : IFC, CSAIL gibi yatırımcıların özsermaye hisselerinin belli bir bölümünü satın aldığı bir çözümdür. Karot / Pakistan ve AGL, Shuakhevi projesi / Gürcistan örnek olarak verilebilir.


Risk / Girişim sermayesi: IFC Altyapı girişimleri erken dönem projelerde nakit enjeksiyonu yapmıştır. Bunun örnekleri, Shuakhevi / Gürcistan, Yukarı Trishuli-1, / Nepal, olarak sayılabilir. Bu yatırımlar özel sektördeki ortakları ile birlikte yapılır. Erken dönem risk sermayesinin temini, IFC InfraVentures tarafından sağlanır. Fizibilite ve ön yatırım çalışmalarının yapılması önemli bir girişim olmakla beraber IFC’nin çalışmalara tüm bilgi birikimi ile katılması deneyimi az olan yatırımcılara ve diğer sermayedarlara, borç verenlere güven sağlamaktadır.


GÖNÜLLÜ KATILIM FİNANSMANI (DONOR BACKED)


Özel Altyapı Geliştirme Grubu (PIDG) 2001 yılında kurulmuştur. Kurumun amacı özel sektör finansmanının altyapı projelerine kanalize edilmesini sağlamaktır. PIDG’nin hidroelektrik santrallerindeki katılımı oldukça nadir olsa da, portföyleri sürekli genişlemektedir.


Örneğin InfraCo ve şirketlerinin gelecek yatırımlarında PIDG aktif olarak çalışmaktadır. Bu projelerde, PIDG’nin amacı erken dönem finansmanından finansal kapanışa kadar yatırımcıyı proje geliştirme tecrübelerinden faydalandırmaktır.


PIDG üzerinden borç finansmanı, garantiler ve diğer finansal enstrümanlar sağlanabilir.


ÖZEL SEKTÖR-KAMU İŞBİRLİĞİ ( PPP, Public Private Partnership )


Hİdroelektrik santrallerin finansmanında PPP modellerin artan bir eğilimi vardır. Nepal’de, GMR Group’un imzaladığı proje geliştirme anlaşması uyarınca devlete öz sermayenin % 27’si temin edilmektedir. Gene Laos’taki PPP modelinde birçok hidroelektrik santralin yapımında devlet ortaklığı bulunmaktadır.


Rwanda, DR Congo ve Burundi’de, Ruzizi III projesi PPP olarak ilerlemektedir. 2015 yılında Afrika Kalkınma Bankası 139 milyon USD imtiyazlı finansman kamu ortaklarına, 50 milyon USD ise özel sektör ortaklarına aktarılmıştır.


PPP modeli, kamunun projelere daha çok müdahil olması ve kontrol sağlaması demektir. Bu sayede projenin ilerlemesi ve iş planının sistem gereksinimlerine uyumu kamu tarafında da denetlenebilmektedir.


Kamunun projelere müdahil olması bir taraftan nakit akışı getirmekte diğer taraftan lisans alım süreçlerinde, izin ve arazi alımlarında kolaylık sağlamaktadır.


TİCARİ BONOLAR


Hidroelektrik santrallerin ticari bonolar ile finansmanı / re-finansmanı yeni bir konu değildir. Örneğin Filipinler’de, 90’lı yılların sonunda Casecnan Hidro projesi finansmanı için farklı vadelerde bono kullanılmıştır.


Bono finansmanı günümüzde popülerliğini tekrar geri kazanmaktadır. Santral yatırımcıları düşük faiz oranları bulmaya çalışmakta, aynı zamanda işletme ömrüne yakın uzunlukta vade süreleri aramaktadır.


Genel anlamda çok çeşitli proje, kurumsal ve kamusal bonolar temin edilebilir. Vergi muafiyeti olan bonolar da mevcuttur. Örneğin Büyük Etyopya Rönesans Barajı için Etyopya halkına ve Etyopya kökenli yabancılara Libor + %1,25 ila Libor + %2 oranında tahvil satışı gerçekleşmiştir.


Çin’de, bankalar yerel hidroelektrik santrallerin fonlaması için bono basmışlardır. Hindistan’da ise Hidro fonlaması için 30 yıllık bonolar piyasaya sürülmüştür. Pakistan’da ise, ülkenin DSİ’si olan WAPDA; mevcut altyapı yatırımlarının garanti göstererek, yeni Hidro yatırımları için İslami bonoları (Sukuk) piyasaya sürecektir.


Kuzey Amerika ve Avrupa’da, bono fonları genellikle yeni yatırımlar yerine mavcut hidroelektrik santrallere yatırım amaçlı basılmaktadır. Alman menşeili Aquila Capital firması, hidroelektrik santral yatırımları için 20 yıllık bir bono piyasaya sürmüştür.


YEŞİL BONOLAR


Çevre dostu, sürdürülebilir altyapı projeleri için hızla artan bir yeşil bono piyasası mevcuttur. Bu sınıftaki sabit vadeli yatırım enstrümanları, çok uluslu kalkınma bankaları tarafından 2010’lu yıllara kadar yeni piyasaya sürülmüştür. Bonolar EIB (Avrupa Kalkınma Bankası), Afrika Kalkınma Bankası ve benzeri kurumlarca hazırlanmıştır.


Diğer kalkınma bankası fonlarından farklı olarak, yeşil bonolar uzun vadeli yatırımcılar tarafında oldukça popülerdir. Son dönem yeşil bonolar, EDF, Engie, Iberdrola gibi dev enerji firmaları tarafından hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım amaçlı piyasaya sürülmüştür.


Gene Brookfield Yenilenebilir Enerji Kokish Hidro projesi için; Norveçli NTE ve BKK Hidroelektrik santralleri için yeşil bono basmışlardır.


Asya’da, Sumitomo Mitsui Banking Corporation (SMBC) yeşil bono fonu oluşturmuş ve hidroelektrik yatırımları da kapsayacak şekilde planlamıştır.


TERZİ İŞİ ÇÖZÜMLER


Ancak yeşil bono tanımı tam olarak netleştirilmemiştir. Dünya Bankası, yeşil enerji projeleri için örnekler oluşturmuştur, gene rating kuruluşları ve diğer ajanslar yeşil bono tanımı için çalışmalar yürütmektedir. Büyük ihtimalle, ortak görüş oluşacak ve yeşil bono piyasası artarak büyüyecektir.


Yenilikçi karma finansman yöntemleri, farklı kaynaklardan temin edilen özsermaye, imtiyazlı ve ticari borçlanmalar, bonolar ve diğer finansal ürünler gibi yatırımcıya sunulan seçenekler gittikçe artmaktadır. Aynı zamanda tüm bu finansal enstrümanların bir karışımı hidroelektrik santral yatırımcısına ilk yatırım, proje ve işletme döneminde sunulmaktadır.


Finansal danışmanlar, terzi işi çözümler sunmakta gittikçe daha da ustalaşmaktadırlar. Bu da, hidroelektrik santrallerin finansmanı için sermaye havuzunun yönlendirilmesinde bir anahtar rolü görmektedir.


Bu haber toplam 1736 defa okundu


YAZARLAR