Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - EÜAŞ'ın Elinde 46 HES Kalacak
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

EÜAŞ'ın Elinde 46 HES Kalacak

EÜAŞ'ın Elinde 46 HES Kalacak
Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) Baş Uzmanı Ahmet Cebeci, MMG ANKARA Şubesinin konuğu oldu.
03.03.2016 / 22:51

Enerjimagazin-Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) Baş Uzmanı Ahmet Cebeci, özelleştirme uygulamaları sonucunda EÜAŞ’a ait 80 adet HES'in özelleşmiş olacağını, kamunun elinde 46 adet HES kalacağını ve sayının fazla görünmesine rağmen toplam özelleştirilen gücün 1631MW olduğunu söyledi. 


Mimar Mühendisler Grubu ANKARA Şubesinin "Cumartesi Buluşmalarında" bu hafta hidroelektrik enerjisi ve santralleri konuşuldu.

MMG ANKARA Şubesinin bu haftaki konuğu Elektrik Üretim A.Ş (EÜAŞ) Baş Uzmanı Ahmet Cebeci oldu.


Cebeci, Hidroelektrik Santralının isminden de anlaşıldığı gibi su ve elektrik bileşenlerinden oluşan bir sistem olduğunu, dolayısıyla önce su daha sonra elektrik hakkında bilgi verdikten sonra Hidroelektrik santrallerinin çalışma prensibi ve bileşenleri hakkında bilgi önemli bilgiler verdi.


Cebeci, Öncelikle Türkiye Su Kaynakları Potansiyeli Hakkında Şunları Söyledi:

Türkiye'de yılda 500 milyar m³ yağış gerçekleştiğini. Bu yağışın 274 milyar m³ buharlaşarak atmosfere geri döndüğünü, 158 milyar m³ akarsular vasıtasıyla denize ve göllere boşaldığını, 69 milyar yeraltı sularını beslediğini, 28 milyar m³’ü pınarlar vasıtasıyla tekrar yeryüzüne çıktığını, Sınırlarımızdan 7 milyar m³ su ülkemize girdiğini, Ülkemizin brüt yer üstü ve yer altı toplam su potansiyelinin 234 milyar m³, teknik ve ekonomik potansiyelimizin 110 milyar m³ olduğunu ve 2015 yılı itibariyle Türkiye’de kişi başına düşen su miktarının 2972 m³ olduğundan su kıtlığı olan ülkeler sınırında olduğunu belirtti.

Su Ayak İzinin Karbon Ayak İzi kadar dikkat çekmediğini, halbuki her su ayak izinin arkasında bir karbon ayak izinin olduğunu belirtti ve su ayak izinin tanımını şöyle yapıp bazı gıdaların su ayak izlerinin dikkatimizi çekeceğini belirtti.

Su Ayak İzinin; üretici ve tüketicilerin doğrudan veya dolaylı su harcamalarını birlikte değerlendiren bir gösterge olduğunu belirtti.

1kg etin su ayak izinin 16000 litre, ekmeğin 1300, peynirin 5000, çikolatanın 24000 litre ve bir fincan kahvenin ise 140 litre olduğunu söyledi.



Türkiye’de Elektriğin ve Hidroelektrik Santrallerin Tarihsel Gelişimi:

Türkiye'de elektrik enerjisinin ilk kez 1902 yılında Tarsus'ta II.Abdülhamid sayesinde kurulan bir hidroelektrik santral ile üretilmeye ve kullanılmaya başlandığını. O dönemde, Tarsus Belediyesi'nde çalışan Avusturyalı Dörfler tarafından, Berdan Nehri Bentbaşı mevkiinde kurulan hidroelektrik santralından, sudeğirmeni milinin transmisyon kayışı ile 2 kW'lık bir dinamoyu bağlanmasıyla, 15 Eylül 1902 tarihinde Tarsus'a elektrik sağlandığını, üretilen elektrik enerjisi ile önce Tarsus'un sokaklarını aydınlatığını. Elektrikle aydınlanan ilk konutların ise Müftüzade Sadık Paşa (Sadık Eliyeşil) ile Sorgu Hakimi Yakup Efendinin evleri olduğunu belirtti. 1914 yılında ilk kayda değer elektrik üretim tesisinin ise Silahtarağa Termik Santralının hizmete girmesiyle olduğunu ve 14 Şubat 1914'te açılan bu tesisin, ekonomik ömrünü tamamladığı 1983yılına kadar hizmet verdiğini söyledi.

1902 yılında Türkiye Kurulu Gücün 2kw, 1913 te 17,3MW, 1923 te 33MW, 1945 te 246 MW, 1950 de 408 MW, 1954 te 1211 MW, 1970 de 2235MW, 1980 de 5119MW, 1984 te 8462, 1990 da 16318MW, 2000 de 27264, 2010 da 49524, 2015 te 73148MW olduğunu söyledi.

1932 yılında Türkiye’nin enerji talebini belirtmek, hidroelektrik potansiyeli ve diğer enerji kaynaklarının araştırma ve incelemelerini yapmak ve geliştirmek amacıyla EİE kurulduğunu, 1954 te DSİ nin kurulduğunu ve 1964 yılına kadar Seyhan-Sarıyar-Hirfanlı-Kesikköprü-Demirköprü ve Kemer gibi Heslerin devreye alınarak hidroelektrik kapasitenin 412MW’a yükseldiğini,

1950-1970 Yılları arasında heslerin DSİ-İller bankası-Etibank ve Sümerbank tarafından inşaa edildiklerini,

1970 yılında TEK’in kurulduğunu ve bu tarihten sonra elektrik santrallerinin inşaasının sadece DSİ ve TEK tarafından devam ettirildiğini,

1970-1990 yılları arasında enterkonnekte iletim hatlarının yurdun tamamına yaygınlaştırıldığını,

1993 yılında TEK’in, TEAŞ ve TEDAŞ ünvanı ile iki iktisadi teşekkül olarak yeniden teşkilatlandırıldığını,

2001 yılında TEAŞ; Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ), Elektrik Üretim AŞ (EÜAŞ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt AŞ (TETAŞ) unvanlarında, anonim şirket statüsünde, üç ayrı iktisadi devlet teşekkülü şeklinde yeniden teşkilatlandırıldığını söyledi.

2015 yılı sonunda Toplam kurulu gücün 73148 MW olduğunu, bu gücün %72 özel sektör, %28 ni kamunun paylaştığını, üretiminin de 260 Milyar Kwh olduğunu, %78 özel sektörün, %22 sini kamunun ürettiğini belirtti.

Yine 2015 te hidroelektrik kurulu gücümüzün 25867 MW olduğunu, bu değerin Türkiye kurulu gücün %35 ni oluşturduğunu belirtti.

2015 yılı itibariyle toplam 560 adet hidroelektrik santral bulunduğunu, özelleştirme uygulamaları sonucunda 80 adet HES'in özelleşmiş olacağını, kamunun elinde 46 adet HES kalacağını ve sayının fazla görünmesine rağmen toplam özelleştirilen gücün 1631MW olduğunu belirtti.



Hidroelektrik Santraller:

Hidroelektrik santrallerde suyun potansiyelinin türbin yardımıyla mekanik enerjiye, jeneratör yardımıyla da elektrik enerjisine dönüştürüldüğünü, santralın ana bileşenlerinin Baraj-cebri boru-kelebek veya küresel vana-salyangoz-ayar kanatları-türbin-hız regülatörü-jeneratör-gerilim regülatörü ve güç trafosu olduğunu belirtti. Hidroelektrik santrallerinin 4-5 dakikada hızlı devreye girdiğini ve bu özelliklerinin bu santralleri elektrik sistem dengesi için önemli bir konuma oturttuğunu söyledi.

Hidroelektrik santrallerde yaygın olarak Francis-Kaplan ve Pelton tipi su türbinleri kullanıldığını, yüksek düşülü santrallerde Pelton, alçak düşülü santrallerde kaplan ve orta düşülü santrallerde ise Francis türbinlerin kullanıldığını belirtti. Bu ayrıma rağmen bu üç tip türbinin, örneğin 30-70m aralığında kaplan veya Francis, 70-500m düşü aralığında Francis veya Pelton kullanılabileceğini belirtti.

Pelton ve Kaplan tipi türbinlerin verimlerinin %25 ile %100 debi aralığında sabit kaldığı halde, Francis tipi türbinin %70 ile %100 debi aralığında sabit kaldığını değişmediğini belirtti.

Hidroelektrik santraller konusunun daha detaylı olmasına rağmen özetlemeye çalıştığını belirterek sözlerine son verdi.


Bu haber toplam 5211 defa okundu
YORUMLAR
ahmet: 
"YANLIŞ BİLGİ"
SAYIN YETKİLİNİN VERMİŞ OLDUĞU BİLGİLER Fİ TARİHİNDEN KALMA! EÜAŞ IN ELİNDE KALAN TOPLAM 56 ADET SANTRAL VAR NERDE 80 ADET!! BU 56 ADET SANTRALİNDE 27 ADETİ ŞU ANDA PROGRAMA ALINDI VE 10 TANESİNİN ÖZELLEŞTİRME İŞLEMİ TAMAMLANDI! LÜTFEN İNSANLARI DOĞRU BİLGİLENDİRİN!
29.02.2016 / 08:35


YAZARLAR