Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - Enerji Bakanlığında Yolsuzluk İddaları
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

Enerji Bakanlığında Yolsuzluk İddaları

Enerji Bakanlığında Yolsuzluk İddaları
CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Enerji Bakanlığında yaklaşık 100 milyar dolarlık yolsuzluk iddiası olduğunu açıkladı.
25.05.2014 / 15:12

Enerjimagazin-CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, dün TBMM Genel Kurulu'nda gündeme getirdiğini söylediği, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığındaki yolsuzluk iddiaları ile ilgili açıklamalarda bulundu.


Dün Genel Kurul'da 4 iddiayı gündeme getirdiğini anımsatan Erdoğdu, "Birinci iddiam; Türkiye İran, Rusya, Azerbaycan'dan almadığı doğalgaz karşılığında milyarca dolar ödemiştir. Bu husus, Sayıştay raporlarına dayanmaktadır, kişisel fikrim değildir.



İkinci iddia; Azerbaycan'la Türkiye arasındaki doğalgaz alım anlaşmasında Türkiye aleyhine yapılan formül değişikliği sonucunda 1.4 milyar dolar geriye dönük olarak Azerbaycan'a ödenmiştir ve bu rakam, önümüzdeki yıllarda ödenecek rakamlar bu 10 milyar dolara yakın bir fazla ödemeyi gerektirecektir. Bu da Sayıştaş raporlarında vardır.



Üçüncü iddiam; ihaleye fesat karıştırdığı için yargılanmakta olan bazı şirketler Kamu İhale Kanunu'nun 58. ve 59. maddesine göre ihaleye katılmaktan yasaklanması gerekirken, en büyük kamu ihalelerine, mega projelere katılmaları sağlanmıştır" dedi.


Erdoğdu, ayrıca bazı iddiaları karşısında Bakan Yıldız'ın, 3 muhalefet partisinden, "3 milletvekilinden oluşan bir hakem heyeti" istediğini de belirtti.


Erdoğdu basın açıklamasında aşağıdaki iddialara yer verdi:


Değerli Basın Mensupları,


Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda dün (7 Mayıs 2014) yaptığım bir konuşmada; daha önce Enerji Bakanı Taner Yıldız tarafından cevaplandırılması istemiyle Meclis kürsüsünden defaatle dile getirmeme rağmen cevap alamadığım bazı Sayıştay bulgularını Bakana tekrar sordum. Açıklığa kavuşturulmasını istediğim sorular şunlardı:


Türkiye Cumhuriyetinin almadığı doğalgaz için Al-ya da-Öde şartı nedeniyle milyarlarca dolar ödeyip ödemediği,


2010 yılında Azerbaycan gaz alım anlaşmasını Türkiye aleyhine değiştirerek 1.4 Milyar dolar fiyat farkı oluşmasına neden olunup olunmadığı,


Kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olması gerekenlerin kamu ihalelerine katılıp katılmadığı.


Enerji Bakanlığı'nda Dudak Uçuklatan Yolsuzluk İddiası


Başbakan’ın damadının yönettiği Şirket (YEDAŞ) hakkında Hazine’yi nitelikli dolandırmaktan EPDK ve Hazine’nin suç duyurusunda bulunup bulunmadığı.   


Bakana bu konularda yönelttiğim sorulara bugüne kadar herhangi bir cevap alamadım.


Halbuki alamadığımız doğalgaz için milyarlarca dolar al-yada-öde tazminatı ödediğimiz hususu Sayıştay’ın 2010, 2011 ve 2012 yılı BOTAŞ raporlarında yer alıyor. (Ek-1, Ek-2, Ek-3)


Bakandan yanıtlamasını istediğim bir diğer konu da yine Sayıştay’ın 2010 yılı BOTAŞ raporunda yer alan Türkiye aleyhine doğan 1.4 Milyar dolarlık fiyat farkı. (Ek-4)


Türkiye ile Azerbaycan arasında 12 Mart 2001 tarihinde doğalgaz alım anlaşması yapılmıştı. Anlaşmaya göre kontrat dönemi boyunca gazın metre küp fiyatı 70 doların altına inmeyecek ve 120 doların da üstüne çıkamayacaktı. Bu anlaşmaya göre Türkiye’nin aldığı doğalgazı diğer ülkelere ihraç etme hakkı da vardı.


2007 yılında Azerbaycan’dan gaz alınmaya başlandı. Aynı yıl doğalgazın metre küp fiyatı 300 ABD Dolarının üstüne çıktı. Azerbaycan doğalgazında üst fiyatın 120 Dolar olması yapılan anlaşmayı Türkiye için çok avantajlı hale getirdi.


Alınan gazın ilk faturası 120 Dolar/m3 üzerinden ödendi. Azerbaycan 2008 yılında fiyat konusunda revizyon istedi. 4 Haziran 2010 tarihinde Azerbaycan ile Türkiye arasında yeni bir anlaşma yapıldı. Bu anlaşma ile Türkiye lehine olan 70-120 Dolar fiyat bandı ve ihracat hakkı maddeleri yürürlükten kaldırıldı. Üstelik 2010’da yapılan bu yeni anlaşmanın geriye yönelik olarak 15 Nisan 2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmesine karar verildi.


Yapılan yeni anlaşma sonucunda Türkiye Azerbaycan’a geçmiş 2 yıl için 1,4 milyar Dolar fiyat farkı ödedi.


Ayrıca yeni anlaşmaya göre BOTAŞ’ın Azerbaycan doğalgazını ihraç hakkı ortadan kaldırılmış ve BOTAŞ’ın Yunanistan’a (DEPA’ya) satacağı doğalgaz miktarı olan 2 milyar m3’lük kısmının Azerbaycan doğalgaz şirketi SOCAR’a ilgili anlaşma ile birlikte devredileceği kararlaştırılmıştır. Azerbaycan’dan ucuza alarak piyasa fiyatından Yunanistan ve Bulgaristan’a ihraç edeceğimiz 2 milyar m3 doğalgaz hakkımızdan vazgeçilmesiyle milyonlarca dolar kârdan mahrum kaldık.  Bakan Taner Yıldız bu konuda da sessiz.


Yanıtlanmasını istediğim son husus ise kamu ihalelerine katılmaktan yasaklı olması gerekenlerin ihalelere katılmasının sağlanması.


4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 4. Kısmı yasaklar ve ceza sorumluluğunu düzenliyor. Bu kısımda yer alan 58. ve 59. Maddeler sırasıyla ihalelere katılmaktan yasaklama ve isteklilerin ceza sorumluluğu konularıyla ilgili hükümler içeriyor. Bu iki madde dışında, ihalelere katılmaktan yasaklılıkla ilgili olarak Kanunun 11. Maddesinde kimlerin ihaleye katılamayacağı sayılırken, 17. Maddesinde ise nelerin yasak fiil ve davranış olduğu sayılmış. (Ek-5, Ek-6)


Bundan bir süre önce internete düşen bazı ses kayıtlarından da anlaşıldığı üzere, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım liderliğinde ATV ve Sabah grubunu imece usulü ile satın almakla görevlendirildiği iddia edilen, bu nedenle önce panikleyip ardından milyarlarca euroluk mega projelerle ödüllendirileceklerini anladıklarında sevinçten ne yapacağını şaşıran ve kamuoyuna havuz medyası olarak yansıyan grubun bir üyesi ile ilgili size çarpıcı bir örnek vermek istiyorum.  Bu grupların AKP hükümetlerince yapılan büyük özelleştirme projelerinin neredeyse tamamının katılımcısı olup, çoğunlukla da bir veya birkaçının konsorsiyum halinde ihale almayı başarmış şirketlerden oluştuğunu herkesçe biliniyor.


Bu gruplar içerisinde bir kişi var ki, Ankara 11. Ceza Mahkemesinde rüşvet anlaşması yapmak, ihaleye fesat karıştırmak ve suç örgütü adına suç işleme, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçlamasıyla 2008/113 Esasında yargılanırken (Ek-7, Ek-8), kanunun açık hükmüne rağmen, 3 Mayıs 2013 tarihli İstanbul 3. Havalimanı projesi ile ilgili ihaleye katılabilmiş, üstüne üstlük ihaleyi kazanan Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu adına ihale sonrasında “Rekor sayılabilecek bir kira bedeliyle ihaleyi kazandık” açıklamasını da yapabilmiştir.


Bu kişinin temyiz süreci devam eden 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 22 Kasım 2013 tarihli kararıyla beraat etmiş olması, ihalelere katılmaktan yasaklı olması gereken bir tarihte (3 Mayıs 2013) bir kamu ihalesine katılmasına kanuna aykırı biçimde izin verildiği gerçeğini değiştirmemektedir.


Kamuoyunun bilgisine sunuyorum.






Bu haber toplam 3327 defa okundu


YAZARLAR