Enerji Haberleri | Enerji Piyasası | Enerji Sektörü | Enerji Gündemi | Enerji Çalışanları | Elektrik Piyasası - EYT İçin Kanun Teklifi TBMM'de
Rusya'nın Doğalgaz Başkenti
Türkiye Geneli Elektrik Kesintileri
Elektrik Faturanızın Doğruluğunu Kontrol Edin

Karakter boyutu :13 Punto15 Punto17 Punto19 Punto

EYT İçin Kanun Teklifi TBMM'de

EYT İçin Kanun Teklifi TBMM'de
CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, Emeklilikte Yaşa Takılanlar için verdiği kanun teklifi TBMM gündemine geldi.
18.02.2014 / 17:48

CHP Ankara Milletvekili İzzet Çetin’in, prim gün sayısını tamamlamakla birlikte emekli olmak içi yaşı bekleyenlerin emekli olmasını sağlamak amacıyla vermiş olduğu kanun teklifi TBMM Genel Kurulunda gündeme getirildi. Ankara Milletvekili İzzet Çetin, Kanun teklifinin TBMM İç Tüzüğ'ün 37'nci maddesine göre doğrudan gündeme alınması için önerge verdi.



Mağduriyetlerin Ortadan Kaldırılması Hedefleniyor


Teklif, emekli olabilmek için gerekli prim ödeme gün sayısını tamamlamakla birlikte, yürürlükteki mevzuatın öngördüğü yaşı tamamlayamadığı için emekli olamayanların mağduriyetlerinin ortadan kaldırılmasını amaçlıyor.


Çetin tarafından, 1999 yılında çıkarılan bir kanunun geriye doğru işletilmesi nedeniyle prim gün sayılarını tamamlamalarına rağmen yaşa takıldıkları için emekli olamayanların emekli olabilmelerini sağlamak amacıyla vermiş olduğu kanun teklifi:


Gerekçe


Teklifin gerekçesinde 1999 tarihinde çıkarılan 4447 sayılı kanunla emeklilik yaşını kademeli olarak yükselten bir düzenleme yapıldığı hatırlatması yapılarak, şöyle denildi:


"Kamuoyunda emeklilikte ‘kademeli geçiş’ olarak bilinen hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği için aynı konu 23 Mayıs 2002 tarihli 4759 sayılı Yasa’da yeniden düzenlenmiştir. Böylece emeklilik yaşı da kademeli olarak yükselmiştir. Kademeli geçiş uygulaması ile 1999’dan önce işe başlayan sigortalıların emekli olacağı yaş 3 ila 10 yıl arasında uzamıştır. Yaşanan ekonomik krizler ve başka nedenlerle işsiz kalanlar prim ödeme süresini doldurmalarına rağmen emeklilikte kademeli geçiş nedeniyle emekli aylığından yararlanamamaktadırlar. Genellikle kırk yaşın üzerinde olan bu vatandaşlarımız yaşları nedeniyle yeni iş bulmakta da zorlanmaktadırlar.


4447 sayılı işsizlik sigortası kanununa göre işsizlik ödeneği işsizin çalışmış olduğu süreyle doğru orantılı olarak 180 gün ile 300 gün arasında değişmektedir. Bu koşullarda en uzun yaralanılacak süre 300 gündür. 300 günden fazla işsizlik ödeneği de alamayan, iş bulma koşulları kalmamış olan, emeklilik için yaşın dolmasını bekleye vatandaşlarımız mağdur durumdadırlar.


Ayrıca emeklilikte kademeli geçiş nedeniyle emeklilik hakkını elde edemeyenler ve herhangi bir sigortalı işte çalışma olanağı bulunmayanlar sağlık sigortası güvencesinden de mahrum durumdadırlar.


Bu kanun teklifi emekli olabilmek için gerekli prim ödeme gün sayısını tamamlamakla birlikte, mevzuatın öngördüğü yaşı tamamlayamadığı için emekli olamayanların mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması amacıyla hazırlanmıştır."


Geçici Madde Ekleniyor


Teklif ile mağduriyetin giderilmesi için 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa bir geçici madde ekleniyor. Geçici madde, 506 sayılı kanun hükümlerine tabi olarak 8 Eylül 1999 tarihinden önce sigortalı olanlardan erkek ise adına 9000 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bildirilmiş olanlar, kadın ise adına 7200 gün malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası bildirilmiş olanlar, 506 sayılı kanunun geçici 81’nci maddesindeki hükümlere bakılmaksızın bu kanunun yürürlüğü girdiği tarihten itibaren altı ay içinde kuruma başvurmaları halinde yaşlılık aylığından yararlandırılmasını öngörüyor.


Çetin, vermiş oldukları kanun teklifine ilişkin olarak TBMM Genel Kurulunda yapmış olduğu konuşmada hazırlanan yeni torba yasa tasarısında Emeklilikte Yaşa Takılanların emekli olmalarına olnak sağlayacak bir düzenlemenin bulunmamasına, sadece sağlıkla ilgili düzenlemenin yer alacak olmasına tepki gösterdi. Emeklilikte Yaşa Takılanların yaşamlarını zor koşullar altında sürdürdüklerine dikkat çekerek, mağduriyetlerin biran önce giderilmesi gerektiğini söyledi.


Çetin konuşmasında aşağıdaki ifadelere yer verdi:


“Değerli arkadaşlar, doğrudan gündeme alınmasını istediğim kanun teklifim 8 Eylül 1999 tarihinde yürürlüğe giren bir yasayla ilgili. Bildiğimiz gibi, bizim Anayasa'mızın 2'nci maddesi cumhuriyetimizin temel niteliklerinden birisi olarak sosyal devlet ilkesini kabul ediyor. Sosyal devlet ilkesinin gerçekleşmesine hizmet eden en önemli sosyal politika araçlarından birisi de sosyal güvenlik. Bu bakımdan, sosyal güvenlik hizmetleri sosyal devletin asli görevleri arasında.


Ülkemizde sosyal güvenlik mevzuatı sürekli olarak değiştirildiği için bir işe başlayan işçinin, çalışanın işe girdiği tarihten sonra hangi koşullarda emekli olacağı, emekliliğini nasıl planlaması gerektiği mümkün değil. Bildiğiniz gibi, 1999 yılında da emeklilik rejimi köklü bir değişikliğe uğradı, radikal bir değişikliğe uğradı. Kamuoyunda "kademeli geçiş" olarak bilinen bir sistemle emeklilik yaşı yükseltildi. Daha sonra bu, Anayasa Mahkemesi tarafından hükümleri iptal edilmiş olmakla birlikte 23/5/2002 tarihinde getirdiği hükümler yasada kalma koşuluyla kademeli geçiş sistemi yürürlüğe girmiş oldu. Tabii, bu, o günden itibaren, 1999'dan önce çalışanlar, işe girenler açısından birtakım mağduriyetlere neden oldu. Emekli olmak için 3 koşulun varlığı hepimiz tarafından bilinir. Bu, bir bakıma yasada öngörülen yaş, diğeri prim-gün sayısı, diğeri de hizmet süresi iken prim gün sayısını doldurduğu için bu kademeli geçişin dışında kamu kurumlarının kuruluş kanunlarında da Hükûmet tarafından, özellikle AKP hükûmetleri tarafından emeklilik âdeta teşvik edildi. Prim gün sayısını dolduranlar kıdem tazminatları ya da emeklilik ödenekleri yüzde 25-yüzde 40 arttırılarak emekliye sevk edildi. Özel sektörde de pek çok işveren "Sen emekliliği hak ettin. Yirmi beş yılını doldurdun, prim gün sayın da tamam." deyip o yaşa takılma meselesini göz ardı ederek emeklilere yeni emekliler kattılar.


Bugün işçilerden emekli olanlar, işçilikten, SSK'dan emekli olanlar gerçekten kıdem tazminatlarını yediler, bugün çocuklarını okula gönderecek paraları yok, iş arıyorlar. 20-25 yaşında genç işsizler iş bulamazken 45-50 yaşına gelmiş o vatandaşlarımıza iş vermeleri, hele kayıtlı iş vermeleri mümkün değil. Ya kayıt dışı gündelikçi vesaire yöntemlerle çocuklarına harçlık vermek için çaba sarf ediyorlar ya da sokaklarda, haksızlığa uğradıkları için, tepkilerini dile getirmekle meşguller.


Değerli arkadaşlar, sosyal devlet yurttaşına eziyet etmez, çalışanına eziyet etmez, sosyal devlet yurttaşına tuzak kurarak onun yaşamını, çocuklarının yaşamını karartmaz. Şimdi, devlette süreklilik esastır diyoruz. Evet, 99 yılının 26 Ağustosunda görüşülüp 8 Eylülünde yürürlüğe giren bu kanun 10 binlerce mağdur yaratmıştır. O mağdurlar bugün çocuklarının yüzüne bakamaz konumdadır. Ankara'da İzmir'de, İstanbul'da, ülkenin pek çok yerinde, paraları da olmadığı için yığınsallaşamamalarına rağmen tepkilerinin dile getirmeye çalışıyorlar. Herkes görüyor, herkes duyuyor ama ne yazık ki Hükûmet duymuyor, Çalışma Bakanı duymuyor.


Bugünlerde yeni bir düzenlemenin yapıldığı haberini aldı bu yaşa takılan grup. "Bizim de acaba elimize üç beş kuruş girecek bir düzenleme yapılır mı?" diye beklerlerken Çalışma Bakanlığından yapılan açıklama sadece onların sağlıklarını, muayene ve tedavilerini sağlayacak bir düzenleme yapılmasına yönelik, tatmin etmeden öte bir düzenleme.


Değerli arkadaşlar, burada yapılması gereken iş son derece açık: İşsizlik Sigortası Fonu ya iç finansman aracı, borçlanma aracı olarak kullanılabilir ya da "GAP yatırımları" adı altında ki oraya gitmedi- eş dost zengin etmeye kullanılacağına hiç olmazsa o kaynaklar kullanılarak bu mağduriyet geçici olarak giderilebilir ya da yasa, çıkarken mağdur ettiği kesimler açısından, çıktığı tarihten itibaren hüküm ihtiva etsin, öncekiler işe girdikleri tarihlerdeki koşullara göre emekliliği hak etsinler diye bir düzenleme yapılarak bunun ortadan kaldırılması gerekir.


Herkesi duyarlı olmaya davet ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”


Yaşa Takılanları Mezara Koyan Çalışma Bakanı


Çetin’den sonra söz alan CHP İstanbul Ferit Mevlüt Aslanoğlu ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanına “yaşa takılanları mezara koyan Çalışma Bakanı” olarak ismi geçecek dedi.


Aslanoğlu konuşmasında aşağıdaki ifadelere yer verdi:


“Değerli arkadaşlar, bir baba olarak, bir anne olarak evinize hiç ekmek götüremediğiniz zaman çoluk çocuğunuzun önünde ne kadar mahcup olduğunuzu ben vicdanlarınıza sunuyorum. Bu insanlar evlerine ekmek götüremiyorlar. Bu insanlar dilenci değil, bir şey istemiyorlar, sadece haklarını istiyorlar yapılacak bir yasal düzenlemeyle ve Sayın Çalışma Bakanının aynen söylüyorum "yaşa takılanları mezara koyan Çalışma Bakanı" olarak ismi geçecek, "yaşa takılanları mezara gömen Çalışma Bakanı" olacak. Hep söyleyeceğim bunu.


"Biz dilenci değiliz, biz hakkımızı istiyoruz. 45 yaşından sonra, 50 yaşından sonra kimse bize iş vermiyor. Evimize ekmek götüremiyoruz. Bize karşılıksız bir şey vermeyin." Demin Sayın Çetin söyledi. "Bize borç verin. Ne kadar kaldı emekliliğime? İki yıl kaldı. İki yıl bize borç verin, borç. Bunu da asgari ücretle borç verin. Bunu da ileride asgari ücretin dörtte 1'iyle bizden kesin. Biz dilenmiyoruz."


Ama formülü var, duymuyorsunuz, kulaklarınız sağır. Gelin bizimle, Sayın Çelebi'yle, Sayın Çetin'le, Sayın Çam'la. Biz İstanbul'un Kadıköy'ünden, Ankara'dan her zaman gittik. Bu insanlar perişan, ağlıyorlar bu yaştan sonra. Yine söylüyoruz, "Borç istemiyoruz, İşsizlik Sigortası Fonu'ndan bir ödeme yapın emekli olana kadar, iki yılsa iki yıl kala, üç yılsa üç yıl ödeyin, asgari ücretle ödeyin. Daha sonra dönün, bana ödediğinizi benden dörtte 1 oranında kesin arkadaşlar. Borç istiyoruz, ekmek için istiyoruz, iane istemiyoruz. Biz namuslu insanlarız, kimseye yük olmak istemiyoruz ama bizi çoluk çocuğumuza mahcup edenleri de Allah kahretsin!" Aynen söylüyorum.


Bu Bakan mezara koyacak bu insanları. Efendim, bizim zamanımızda çıkmadı." İnsan dokusu var. Kim yaptıysa, ne zaman yaptıysa, devletin devamlılığı vardır, eğer bir yerde sorun varsa o sorunu gidermek devletin görevidir. On iki yıldır söylüyoruz, on iki yıldır bağırıyoruz. Bu aç insanlara sahip çıkın diyoruz ama her ne hikmetse, her şeyi duyuyorsunuz, kulağınız çok delik, paralel yapıyı çok iyi duyuyorsunuz ama bu insanlara gelince sesini duymuyorsunuz.


Arkadaşlar, günahtır. Eğer günahtan korkuyorsanız günahtan korkmuyorsanız diyecek lafım yok vicdanınız varsa aynen söylüyorum gelin, bu insanların hâlini görün; gelin, bu insanların hâlini görün.”


Önerge konuşmaların ardından yapılan oylama sonucunda red edildi.

Bu haber toplam 7213 defa okundu
YORUMLAR
ahmet tül: 
"alay ediyorlar"
ben ekmek almak için çocuklarımdan para istiyorum,bunlar dalga geçer gibi 42 tl ver de sağlık yardımı al diyor.vallahi bizle dalga geçiiyorlar.allahınızdan bulun başka ne diyeyim.
18.02.2014 / 17:49


YAZARLAR